[go: up one dir, main page]

18 Haziran 2012 Pazartesi

SAPPHİRE...

SAFİR' e hoşgeldiniz.. 

Manzaraların sunumuna geçmeden, Türkiye'nin ilk, Avrupa'nın sayılı Balmumu Müzesini tanıtmak istiyorum sizlere..
Pek çoklarınız çoktan görmüş, hatta bu kentte oturanlar belki defalarca gitmiş olabilirsiniz.. Ama ben burada sunmaya karar verdiğim müzeyi ve Safir AVM yi,  benim gibi yeni göreceklere tanıtmak istiyorum..
Bunun için önce, bu konuda hazırlanmış bu videoyu sunmalıyım.
Müzenin kurucusu Jale Kuşhan tarafından anlatılan bilgilerden de haberdar olunması gerekir diye düşündüm.
Çekilen fotoğraflar ve mini izahlar daha sonra..
Hatta çekmeye çalıştığım fotoğrafları da eklemeyi düşünüyorum..  


WAX  MUSEUM  ISTANBUL


Köprüden geçerken,
 denizi ilk defa bu kadar değişik mavi renkte görünce, 
benim kıytırık ceptelefonumla çekilebilen
Boğaz manzarası ile başlamak istedim anlatmaya.. 
İstanbul/ Balmumu müzesine hoşgeldiniz.. 

İÇERİ GİRDİĞİNİZDE
 ÖNÜNÜZÜ ZOR GÖREBİLECEĞİNİZ KOYU LOŞLUKTA İLERLEYEREK
MİNİ SİNEMA SALONUNDA, 
ATATÜRK'ÜN HAYATINI,
 YAPTIKLARINI, YAPMAK İSTEDİKLERİNİ,
 EVLİLİĞİNİ, MUTLULUKLARI VE MUTSUZLUKLARINI,
 SAĞLIK SORUNLARINI VE ÖLÜMÜNE KADAR OLAN YAŞAMINI
İLK DEFA BU KADAR DETAYLI BİR ÇEKİMLE ANLATAN
 FİLMİ SEYREDİYORSUNUZ..
SONRA GERÇEKTEN CANLISINDAN ZOR AYIRT EDİLEBİLECEK
BALMUMU HEYKELLERİ SEYRE BAŞLIYORSUNUZ.
BENİM İÇİN EN GÜZEL OLAN,
SADECE YAŞAMDAN AYRILANLARIN DEĞİL,
HALEN YAŞAYAN SANATKARLARIN DA HEYKELLERİNİN OLMASI..
BURADAKİ ÜRÜNLERİN HEPSİ BALMUMU HEYKELİN PARÇALARI..
BAŞ,  ELLER..HEPSİ BALMUMU..
GÖZLERİN İSE,
TIPTA ORTOPEDİK OLARAK
KULLANILAN GÖZLER OLDUĞU SÖYLENDİ


***

ULU ÖNDERİMİZ ATATÜRK
ve Atatürk eşi Lâtife hanımla


*****



FATİH SULTAN MEHMET 


YAVUZ SULTAN SELİM


KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN

HÜRREM SULTAN
 MİMAR SİNAN
HİTLER  
NAPOLYON 



TAMİRCİ..
ELVİS
BEATLES
FAZIL SAY
LEVENT KIRCA 

HALDUN DORMEN 
 ve demir parmaklıklar arkasında NAZIM HİKMET 
********

Şimdi sıra AVM nin içini gezmekte diyeceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz... Çünki şimdi sıra AVM nin dışını gezmekte!! Ve bunun için  insanı 236 metre yüksekliğe çıkaran 50. katta kulaklarınızın tıkanmasına engel olamadığınız  asansöre biniyoruz..


BUYURUN!!!

GÖZÜN GÖREMEYECEĞİ KADAR UZAKLIKTAKİ GÖRÜNTÜLERİ
BURAK KENDİ MAKİNESİ İLE ZOOM YAPARAK ÇEKTİ.
TAM KARŞISINDAKİ İSTANBUL'UN VE TÜRKİYE'NİN
BUNDAN ÖNCEKİ EN YÜKSEK BİNASI OLAN
KENDİ "İŞ" YERİNE BAKIP "VAY BE" DEDİ!!
 
AVRUPA YAKASINDAN GÖRÜNTÜLENEBİLEN, 
ANADOLU YAKASINDAKİ
AYASOFYA VE SULTAN AHMET CAMİLERİ
GÖRÜNTÜLENEBİLEN KIZ KULESİ..
BU YAKIŞIKLI DA, 
BAKTIĞINI GÖREBİLEN VE GÖRÜNTÜLEYEN!

ARABALARIN
ÇOCUK OYUNCAKLARI GİBİ GÖRÜNDÜĞÜ TERAS..




KARINLAR MANZARAYLA DOYMADI..
ELİNDEKİ HEDİYE PAKETİNİNİN İÇİNE ELİNİ SOKUP
SANKİ İÇİNDEN YİYECEK BİR ŞEY ALMIŞ GİBİ AĞZINA GÖTÜRÜP
ÇİĞNER GİBİ YAPAN ZARİF SARIŞINIMI DAHA FAZLA BEKLETMEDİK.:)



YEDİĞİM EN EN EN FECİ KARADENİZ PİDESİ İDİ..
ŞEKLE BAKIP ALDANMAMAK GEREKTİĞİNİ
BİR DE GÖRÜNTÜ İLE SUNMAK İSTEDİM.. 


ANCAK MANZARA YİNE DE KÖTÜNÜN, ÇİRKİNİN,
ETKİSİNİ YOK EDEBİLECEK KADAR GÜZELDİ..
İKİ GÜNDE BİR
RÜZGARDA PARÇALANDIĞI İÇİN DEĞİŞTİRİLEN BAYRAĞIMI
HİÇ BU KADAR COŞKULU DALGALANIRKEN GÖRMEMİŞTİM. 

GÜZEL GEÇEN ANLARI,
(müzik eşliğinde) SİZLERLE PAYLAŞINCA,
DAHA KALICI OLUYOR GÖRDÜĞÜM GÜZELLİKLER.






17 Haziran 2012 Pazar

bugün .. DİNLENMENİZ ve HUZUR BULMANIZ İÇİN ..


En sevilen,
en mükemmel 30 klâsik müzik eserini,
 anımsatacak kadar kısalıkta dinlemeye sunmuşlar..
Sizi tatil moduna hazırlamak istedim bugün.
Babalar,  baba hayâller kursun diye! ..
Hayâllerinize fon müziği yapmanız için..  



Ben bugün İstanbul'un ve Avrupa'nın en yüksek binasından İstanbul'u seyrettim.. 52. katta ve 236 metre yükseklikteki terastan!!
İstanbul'un, Avrupa ve Asya yakalarının aynı anda 360 derece açıyla gürüleceği farklı bir deneyim yaşatan Sapphire  (Safir AVM)'deydik...  Çektiğim/iz fotoğraflarla izlenimlerimi de yine sizlerle paylaşacağım. 
:)





9 Haziran 2012 Cumartesi

ADALARRR!!!..


GÜZEL BİR GÜN YAŞAMAK VE BUNU SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM
  vee...
 
VER ELİNİ ADALAR .. DEDİM!


BÜYÜKADA..ilk durak

İskelenin bakımsızlığı ile rıhtımın ihtişamı
korkunç bir tezat teşkil etmekte..

Noelde milletin akın akın gelip önünde uzun kuyruklar oluşturduğu
mumlar yakıp adaklar dilediği AYAYORGİ kilisesi..
Faytonların çıkamadığı bu dik yokuşu yürüyerek çıkarken,
 bedeniniz, yola 45 derecelik bir eğimle ancak çıkabiliyorsunuz.


5 yıldızlı otele dönüştürüleceği söylenen Rum Yetimhanesi..

Aşırı kalabalık ve aklın alamayacağı kadar kozmopolit bir yerleşim alanı.. Günübirlik gelişin bile (bir defaya mahsus olması haricinde) insana huzur vermesinin mümkün olmadığını düşündüğüm bir göstermelik ada!!

***

Sonraki durak  HEYBELİ ADA..

Hiçbir uyarı levhası veya ses olmadığı halde, insanı temiz olmaya ve temiz kalmaya davet eden bir görüntü.. Böyle vakur görüntülerle karşılıyor gidenleri Heybeliada..
1723 yılında kurulan DENİZ LİSESİ 



Heybeliada'nın asırlık iskelesi..
"neler gördün kimbilir" dedim usulca..
"sırlarım pas tuttu" dedi!!

Rıhtımdaki kalabalıkta bile saygılı bir bekleyiş dikkat çekiyor..
Hiç kimsenin yere en ufak bir çöp atmadığına şahit oldum..
Evler hem görüntü hem temizlik olarak muhteşem..
sadece bu görüntü yürek burkuyor..


köpekler sahibine, kediler evlerine sadıktır bilirsiniz..
sahibinin dönmesini ve
"evi"nin kapısını açmasını bekleyen kedilerle dolu Heybeliada..
Ben hiç bir yerde bu kadar sözden anlayan
ve insana yanaşmayan kedi görmedim..


Sevgililer gününde yer bulunmazmış...
"neden?"  diye sormadım..
İnsanların hayâl güçlerine saygılı olduğumdan.. :)


ve... ve..
son durak BURGAZ ADA!!!!

yol arkadaşlarım!! beni hiç yalnız bırakmadılar :)


İlk defa görüyorum Burgaz adasını..
Önyargılı bir insan hiç olmadım..
daima sezgilerimi, gördüklerimle harmanlayıp bir karara vardım..
Buraya gelirken de sıradan ve son derece sade
basit bir ada göreceğimi düşündüm..
Buraya beni sevk eden tek isim "Sait Faik ABASIYANIK" idi..



ve iskeleden geçip adaya adım attığım an gördüm onu..

 Sana koşuyorum bir vapurun içinden
Ölmemek, delirmemek için.
Yaşamak,
bütün adetlerden uzak
yaşamak için.
Yağmurlu güvertedeki türküm
Sana yaklaşmaya vesiledir..

Senden sonra ancak anlaşılır
İnsanoğluna öğretilen yalanlar.
Senden sonra anlaşılır ancak
boşluğu herşeyin.
Seninle beraberdir dolu kadehler
ve Şaraplar seninle aziz!

Senden bahis açılmadıkça susmak isteyişim
Senden bahis açılmasına vesiledir.

S.F.Abasıyanık


Adalarda motorlu taşıt yasak biliyorsunuz..
Yani isterseniz Mercedes'in kralı olun
arabanızı adaya getiremiyorsunuz..
Burada Faytoncuların borusu ötüyor.. :))  
o zaman atladık sıradaki faytona uzun tur istedik..

Burası da Ayayorgi kilisesi ve manastırı imiş..
Ne kadar bakımlı diyecek oldum,
konuşmak için fırsat kollayan faytoncu başladı anlatmaya..
İyi de oldu..
Bu suretle ada halkının %80 nini azınlıkların oluşturduğunu,
sessizliğin, temizliğin, her konudaki bakımın,
ve de asayişin sağlanmasında
onların katkısı olduğunu öğrendik.. 
O zaman yemek yediğimiz o sade tertemiz
rıhtım kenarındaki restorantta ve
eczanesinden manavına,  pastaneden balıkçısına kadar
her yerde neden klâsik müzik yayını yapıldığını anladık.. 
manastırdan bir görüntü. 
Burgaz'dan komşu adaların görüntüsü..
yerli turistlerin manto kazak vesair giydikleri gün,
henüz açılmamış pilajlarda
güneşin ve tertemiz denizin tadını çıkartan ada halkını seyrettik..
Karşımda devamlı yüksek sesle dua okuyan kadına
hafif(!) tertip görününce sustu!
Burası da eski Rum yetimhanesi imiş..
Ve burası da 5 yıldızlı Otel yapılacakmış ..
tapusunu mapunu halletmiş bizimkiler!!!
Demek ki hiç Türk yetim yok!
Sokak çocuklarının kurtuluşu için mekan var
ama o mekânı YUVA yapacak (akıl değil) YÜREK yok..
ve milyonda bir olacak (faytoncunun dediğine göre)
bir olayla karşılaşıyoruz.. YANGIN!!
Meğerse adalarda sadece itfaiye ve cankurtaran olurmuş..
 Amma velakin sokaklar fayton için bile dar..
 itfaiye bir de çan çan çan çanını çala çala gelince yokuştan yukarı... 
olan oldu!!!  atlar şaha kalktı... gemini alan azdı gitti.. tehlikeli bir andı.. ciyak ciyak bağıran kadını dövesim geldi..




Bu da yanımızdan geçen,
içindeki müşterileri baygın bir başka fayton...
Ben o an bu asırlık tahta evin
  kale gibi taştan yapılan bahçe kapısının duvarlarını
 ilginç bulup görüntülüyordum..
Eminim faytondaki iki kişilik yer kaplayan da
beni dövmek istemiştir içinden.. :)) ruhsuz.. dedi bana! 

Benim derdim Sait Faik Abasıyanık'ın evini görmek..
Müze haline getirilen..
Hani bir ara (göz diken mi göz koyan mı bilemem)
birileri  tarafından sorun haline getirilen..


işte burası...


ama kapalı maalesef.. Tadilât varmış!!!
devam etmeme gerek olduğunu hiç sanmıyorum..



ve artık dönme zamanı..



gemi burnundaki cama yansıyan Burgaz adasını
bir de böyle görüntülemek istedim sizler için..



BOSTANCI....


ESEN KALIN .. SEVGİLERİMLE.  




mini not:
Her yazdıklarına hayran olduğum, doyurucu gerçek bilgileri,
bir fotoğraf sanatçısı olarak çektikleri fotoğraflarla bizlere aktaran
 sevgili ESİN (İzler ve yansımalar) ve sevgili GÜVEN (Güvenin yeri ) 
 tarafından hoş görülmeyi umuyorum. :)