Ya da dayak yiyeceğini bile bile annesine lâf atan bir serseriye girişen kısa pantalonlu oğlanı!!!
İç güdüdür bunun adı.. koruma içgüdüsü!.. ananın ya da babanın evlâtlarını korumak için tereddütsüz ölümü göze alabilmelerinin adıdır bu..
Ve yine hiç tereddütsüz vazgeçilemeyecek kadar sevilen bir varlığa zarar verdiğini ya da vereceğini sandığı cisimlere, mekânlara veya kişilere karşı, seven insan tarafından duyulan tepkidir..
Zaman içinde, mantığının düşüncelerine hakim olması neticesinde, bu düşüncelerinin birer yenik savcı gibi iddialarından vaz geçeceklerini bilmeden!..
Tereddütler içinde geçen “buzlu camlı bir kapının hangi tarafında kalınacağı” konusunda en kötü düşüncelere yenik düşülen anlarda ise, sevginin doruklara tırmanması normaldir.. iç hesaplaşmalar su yüzündedir çünki.. koruma iç güdüsü ile kolları bağlı olan çaresizlik, kavga bile edemeden hamle yapmayı beklemektedir..
İşte, kıyametin minicik bir sembolik benzeri olan bu durumlarda, insanlar, hayâl görenin hayâlini gerçek zannedebilir.. Duygu yoğunluğu, kişiyi o gerçek zannettiği hayâli bulmaya bile yönlendirebilir..
Ve bu izah da kimine göre gerekli, kimine göre itiraf olabilir!..
Benim aklımdan çıkmayan ise, rahmetli dümbüllünün sahnede verdiği cevaptır!!
Sükûn içinde yaşanacak bir pazar diliyorum herkese.
..