[go: up one dir, main page]

30 Aralık 2009 Çarşamba

2o1o ARMAĞANI...



                          Düşündüm .. sizlere .. yüreğimde yer tutan  siz dostlara... yeni yıl armağanı olarak ne versem?  diye.. Sonunda,  sayfamdaki müzik kokteylinin içindekilerini  sizlere yeni yıl armağanı olarak sunmaya karar verdim!..
Eğer, yüreklerinizdeki görünmeyenler sararsa yörenizi, ve etrafınızda olmasını istedikleriniz kendi yörüngelerinde dönmek zorunda kalmışlarsa yılbaşı gecesi..     
            O zaman bu armağanımı çok seveceksiniz diye düşünüyorum..


            Meselâ önce (dance with me) vals eşliğinde beni dansa kaldırabilirsiniz!!.. ya da herkes düşlediği kollara bırakıp kendini, dönmeye başlayabilir usul usul.. Bu vals ile gireriz hâtıralarımızın kapısından!
         Sonra “I know what is to be young” diyen o tok,  o yüreğe işleyen sesle kendimize mi geliriz?... kendimizden mi geçeriz?   Bilemem..


           Ama bu durumlarda bir kadeh şarabın iyi geleceğini bilirim.  Kesin!. Sonra, (feeling) “hisset” diye emreden tuşların eşliğinde, (more more) diye inleyerek haykıran ve “daha daha” çok isteyen kemanı, gözlerimizi silmeden dinleyebiliriz.. (our love is..) bir zamanlar yüreklerimizi yakıp kavuran ama artık gerçekten “iki yabancı” olduklarımızı hatırlatan o muhteşem müzik başladığında.. başımız bir omuz arar mı dersiniz?


             Ve... (limelight)  "sahne ışıkları" gelip karanlıktaki hâtıralara cılız huzmeler serpmeye başladığında...  bilin ki saat 12.oo dir..
2o1o adım atmıştır ömrümüze!

          İşte o zaman oturun.. arkanıza yaslanın ve sizler için çaldığım Nihaventi dinleyin.. Bahar bitti, güz bitti diyorsa da tuşlar peşrevin sonunda, bunun bir daha bir bahar coşkusu yaşamayacağınız anlamına gelmediğini bilin!..
Ama, sultaniyegâhın bitimindeki o kısacık şarkıda, ne ayrıldığınız ne de kavuştuğunuz aşkınızın üstünden geçen mevsimlere senelere bir yenisinin daha eklendiğini terennüm ederken... 
                                Kırın kadehleri!!!!


nice ve (nice) yıllara dostlarım..