Tavşan ve kaplumbağa birbirlerine zıt karakterler. Tesadüf bu ya ikisine de denk geldim, fotoğraflayabildim. Bu tavşan bu şekilde dakikalarca kaldı, onu gördüğümde epey uzağındaydım yaklaştım yaklaştım hiç istifini bozmadı belki de ürkekliğinden heykel taklidi yaptı. Yanına sokulunca, sevmek için yaptığım ilk hamlemle beraber pııır diye toz oldu. İnsan bu minnoşluk karşısında kayıtsız kalamıyor. Öte yandan bu küçücük hayvana kürkü ya da eti için göz diken ırkımı düşündükçe sinirleniyorum. Şu kara gözlerinin üzerine kremler, boyalar sürüp resmen işkence çektiriyorlar. Öyle kozmetiğin canı cehenneme, karşınızda yapılsa bu hareket çoğunuz almazsınız biliyorum, göz görmeyince gönül katlanıyor ama kullandığınız markalara bir bakın hayvanlar üzerinde test yapııyor mu diye, almayın bu günaha ortak olmayın.
Şu tospiğe bakınca biraz sinirim geçti asdsdsdds Neyse bu kaplumbağa, ailesi ile evin yakınlarında yaşıyor. Beni fark eder etmez hoop kabuğuna çekiliyor, toparlak bir şey oluveriyor. Kapıyı çalıyorum,kabuğuna bir iki tıklatıyorum, hemen savunmaya geçip garip bir tıslama çıkarıyor. "Aman çok korktum seni fındık suratlı, al bakalım akşam yemeğin benden olsun" deyip önüne bir kuru çiçek atıyorum. Renkli şeyleri yemeye bayılıyor. Ağır ağır ve yan yan yiyor yemeğini. Kaplumbağa, tasavvuf da zamanı simgeliyormuş, ne hoş değil mi?