Gökçe Leblebici
https://www.flickr.com/people/sobpena/
“O gidince hayatlarınızın yabani bitkiler gibi yıllarca birbirine doğru büyüyüp iç içe geçtiği yeri, bu müşterek alandaki şahsi hikayeni, yani onun yanında seni de kaybediyordun. Karşılıklı oturduğunuz masaları kaybediyordun mesela. Sadece ona anlatacağın şeyleri kaybediyordun. Onu bir sabah kahvaltıya çağırma ihtimalini.Ondan ödünç alacağın ve vermeyi unutup unutup sonunda el mecbur senin edilen giysileri.Günlerdir içini kemiren bir meseleyi gecenin bir vakti kapısını çalıp anlatma şansını ve onun verdiği akılla belli bir yönde alacağın kararları.Yüz yıldır tanıdığın birine iç rahatlığıyla şımarma, kızma, surat asma, bozuk çalma, onunla kavga etme hakkını.Birinin sen leb demeden leblebi diyecek olmasını kaybediyordun. O, seninkilere dolanmış köklerini söküp alırken, seni de yerinden ediyordu.Aynı bahçenin çiçekleri olmak böyle bir şeydi.”
― Nohut Oda
― Nohut Oda
“O dev ayrılık makinesinin kapısından çıkıp birkaç saat önce birlikte geçtiğiniz yollardan bu defa tek başına elin kolun bomboş dönerken kuru ekmek gibi ufalanıyordu için.”
―
―
“Dikenim çiçek açmış, gördün mü? dedi Handan. Mutfak penceresinin denizliğindeki dikeni işaret etti. Pembe bir çiçek patlamıştı dallardan birinin ucunda.
'Aylarca yanından geçtim gittim, yüzüne bakmadım, bir çift laf olsun konuşmadım. Ne yaptı etti, açtı o çiçeği.'
"Kal demiş sana.”
― Nohut Oda
'Aylarca yanından geçtim gittim, yüzüne bakmadım, bir çift laf olsun konuşmadım. Ne yaptı etti, açtı o çiçeği.'
"Kal demiş sana.”
― Nohut Oda
“Dirmit o günden sonra hep sözcüklerden bir yorgana sarındı. Sözcüklerden bir yatağın üstünde uyudu. Sözcüklerden yapılma bir sandalyenin üstünde oturdu. Atiye günleri sayılı binlerce sözcük oldu. Huvat sözcük dolu şişelere baktı. Nuğber sözcük bekledi. Zekiye sözcük ağladı. Seyit bembeyaz takma sözcükten dişleriyle güldü. Mahmut dilini dişlerinin ardına dayayıp sözcük çaldı. Halit sözcükleri duvarlara vurdu. Dirmit ne yana bakacağını, hangi birini yazacağını şaşırdı. O şaşkın şaşkın dolanıp gezinirken bulutlardan sözcük yağdı. Musluklardan sözcük aktı. Akan sözcük, yağan sözcük, bakan sözcük, susup oturan sözcük, ağız üstü divana kapaklanan sözcük Dirmit'in kafasının içinde bir toplu kargaşaya dönüştü.”
― Sevgili Arsız Ölüm
― Sevgili Arsız Ölüm
“Yaşlandı Tante Rosa, Bir Noel ağacı gibi süslü, pırıltılı olmalıyım, Göze batıcılığım, çirkinliğimi, yaşlılığımı aşmamalı, Gülebilirler, alay edebilirler, ama görmeden geçemezler.”
― Tante Rosa
― Tante Rosa
Gökçe’s 2025 Year in Books
Take a look at Gökçe’s Year in Books, including some fun facts about their reading.
More friends…
Favorite Genres
Polls voted on by Gökçe
Lists liked by Gökçe
