Gittiğin düğünü babanın zehir etmesi diye bi'şey var.! Yaniiii böyle kussam içimde 'elbisen kısa, heryerin meydanda, kapat şu önünü, hırka mırka giy üstüne' gibi laflar çıkıcaktı gerçektennn. Yani ben bile utandım o derece .
Sonra, evine misafir olarak gelip, hiiiç çekinmeden kendi evi, kendi eşyaları, kendi buzdolabı (!) gibi kullanan arsız insanlar var. Var yani kaçış yoook. Komşumuzun kamberlik düğününe gelen misafirlerin bizde kalması nedeniyle ev savaş alanıydı. Girdiğim her odada başka bi insan, Yatağımda tanımadığım çocuğun tekii, hatta adam mı desem yani 23-24 yaşlarında sanırım -ve iki eski sevgilime aynı anda benzeyebilen yani zaten 2 tane eski sevgilim var bence.sevgili dediğin severek olur ben başka kimseyi sevmedim ki neyse ben ne diyodum hah bu çocuk bööyylee yayılmış yatıyo benim yatağımda.! Beniiiimmm, ya benim yatağımdan bahsediyorum, benim odamdaki ve benim evimdeki. Onu orda görünce böyle 'huopppp biradeerr' diyesim geldi. Diyemediiiiimmm diyeeeemediimm şarkısı giriş yaptı o an arkadan. Haa bide bu orda yatan çocuğun kardeşinin görümcesi mi ne var bi kız. Tıp mı okumuş ne ama insan olamamış be. Oturuyoruz kahvaltıda, çay koyuyorum biri eğildi şöyle bi kafa, bi baktım, en sevdiğim mor tokaaaammmm -zaten bi tane mor tokam var neyse benim tokam ve benim haberimm yokk. Ya insan bi sorar be abi. Sonra fondöten, ruj, diş macunu ve kremimi de kullanmış bu 'arsız kişilik' Yoook yok sakın böyle yapmayın olm. Sonra kupa kızı söylemişti dersiniz. Demeyedebilirsiniz gerçi farketmez.
Bi de çokk küçüklükten kalma çocukluk aşkı dediğimiz bi'şey var , o çoook komik bişey yaaa. Çocukken böylee söz falan verilir birbirine, biz evlencezzz denir ondan benimkide. Ama en son bunu dediğinde -7 yaşlarında falan, görmüştüm bu oğlanı. Gerçi o zamandan beri fazla büyümüş gibi görünmüyo -sakalı bile çıkmamış. Ama insan görünce bööyle gülesi falan geliyo :D güldüm yani, kahvaltı falan ettik, hoştu, hoş.

Veeee zaman zaman gidip, sonra geri dönen, çok sevilip de kıyılamayan eski sevgili var. Sen onun için gözyaşları dökmeye devam ederek yaşadığın hayatının aslında her parçasında olan, ama senin hayatında yaşamayan sevgili.
Ben onunla feci olmasa da kavgalar edip gitmesini, tamamen sus pus olmasını daa, sonra hiç bi'şey olmamış gibi geri gelmesini de seviyorum yine de(!)
Ne yaparsa yapsın, bu aşk mı, sevgi mi, bağlılık mı bilmiyorum tam. O kadar zaman geçti, 7-8 ay oldu ayrılalı. Hala bi hallerdeyiz. Hem benimle olsun istiyorum. Ama mutlu olsun da nasıl olursa olsun da diyorum. Yani başkasıyla şuan ama 'mutluysa.. olsun' diyorum. Ama geri dönse.. kollarımı açıp bekleyebilirim onu da diyorum. Artık olmaz diyorum, sonra, 'ben herşeyi unutabilirim gelse..' diyorum. Ben ne diyorum bilmiyorum..
Neyse geldi yine benimki. Acaba -sevgilisi varken hemde- bütün eski sevgililerine mi böyle yapıyor, yoksa bana mı sadece. En çok da bunu merak ediyorum. Bi'kere bana sen benim hayatımdaki ikinci yeri farklı olan kişisin demişti. Tabi inanmak istemiştim o zaman. Şimdi bocalıyorum bi yerde. Ama buna inanmak istiyorum.
Ne kadar çok geçse, o kadar unutuyorum yaptığı hataları sanki. Hatalarını unuttukça özlemek olarak yazılıyor beynime. O zaman da onda bulduğum mutluluğu, geldiğinde yine hiç geri çeviremiyorum. Ama artık beni eskisi kadar üzemiyor sanırım, ağlamıyorum. Ama onunlayken hep gülebiliyorum.
Buluşmak istedi. Gitmeden önce son bi gününü ayır bana dedi. Sms'im bitmişti o an. Bu da düşünmek için sebep sanki bana. Ama tabiki de gitmek için can atıyor kalbim. Ya mantıklı olan ne? O varken mantıklı olamıyorum sanki.
Face'ten neden kabul etmiyorsun dedi. İyi böyle dedim. Güldü. Neden öyle dedim, neden güldü bilmiyorum.
Hala ona bağlı olduğumu anlamasın diye belki de, beraber sevdiğimiz şarkılar şiirler hala profilimde onu görmesin diye belki de, ya da sevgilisiyle olan resimleri gözüme girmesin diye de olabilir. His.
Ve taşınmışlar. Açık adresine kadar verdi. Dibindeyken iki adım gelmedin, belki şimdi gelirsin dedi. Gelemem ki, gelsem gidemem.
Ve bazen bütün şiirler sanki seni anlatıyor eski -
yalancı sevgilim.
Şu gibi mesela,
''Adınla Seslendim Başkalarına.. Sen bilmezsin, Başkalarına adınla seslendiğim günlerdi.. Uzaktın bana Duymazdın o yüzden Yokluğuna derlenmiş türküleri. Oysa sen varken, Kanayan gecelere merhem olurdu sesin Gülüşün dağıtırdı gözlerimden bulutu Ara sıra gelirdin ya? Ben o zaman anlardım hangi mevsimi soluduğumu... Seninle başlayan bir gün Yine seninle biterdi.. Gecenin bir yarısı Şehrin yollarını adımlarken Ve bağlarken o geceyi sabaha Hayat hiç olmadığı kadar güzeldi.. Bakışlarında mahsur kaldığımda, Deli gibi akardı zaman... Ara sıra hüzünler karışsa da sesine Gecemizi karartmaya yetmezdi... Ve ben ne zaman değsem dudaklarına, Yüzüne bambaşka bir iklim gelirdi.... Sonra gittin... Her gün bir takvim yaprağı, Düştü umutlarımın arasından... Ve durdu gözlerine daldığımda çıldıran zaman! Başkalarına, Adınla seslendiğim günlerim oldu. Gelmedin... Şimdi bilmiyorum hangi mevsimi soluduğumu... ''
Okan Savcı
Herkese iyi kararlar ! :)