Karşılaştık!
Offf.
Kaldım mal gibi.
O da öyle.
Benim yanımda Ahmet vardı. Doğru düzgün konuşamadık.
Gittik yanına, mal mal bakıyo. Naber dedim.
İyi nereye gidiyosun dedi.
Hiç öyle dedim.
Burda mısın dedi.
Bi süre burdayım dedim.
Tamam dedi döndü bu.
Görüşürüz dedim bende napiim.
Of ama berbat bi andı. Ahmet olmasa sarılırdım kalırdım öyle.
Ya o an orda kalmak istedim sadece.
Orda ona, gözlerine, yüzüne, saçlarına, dudaklarına, ellerine bakmak istedim.
Sonra sıkı sıkı sarılmak.
Son olduğunu bilerek, ama olmamasını dileyerek.
Allahım n'olur arasııınn, noluuurr
28 Kasım 2011 Pazartesi
Çok mutsuzum lan. Benim bi götüm doğrulmıycak galiba.
Böyle herşeyde bi bokluk bi iğrençlik. Ya da ben öyle hissediyorum.
Yazmayalı uzun zaman olunca çok zor oluyor yazmak.
Ama gerçekten bıktım insanlardan!
Tanıdığım değil, aslında hiç tanıyamamış olduğum insanlardan bıktım.
P.s: Ocaktan sonra hep yazıcam hergün yazıcam.
P.s2: Annem bulmuş burayı okumuş.Bunu da niye söyledim bilmiyorum.
UFFFFFF!! Gitmeden yazabilirim umarım.
Bye.
5 Kasım 2011 Cumartesi
Yalan söylediniz aslında, asla aldatmayacak, terketmeyecek, hep sevecektiniz!
Of ulan!
Bu ne ya.
Hep böyle mi olucak benim bu hayatım.
Dayanamıyorum bazen, bırakıyorum kendimi öylece.
En başka onsuzluk,
sonra yalnızlık,
sonra insanların adiliği, vefasızlığı, umursamazlığı, sevgisizliği.
Hepiniz beni mi buldunuz lan.
Ben hayatımdan insan silemem, sevdiklerimi silemem. Vazgeçemem, unutamam. Aylar, yıllar alır, yine de canım acır. Ama hayatımdaki insanlar silecek, unutacak kadar adi, basit!
Ha çok sevdiğiim, çok güvendiğim dostlarım mı, ben aramadan aramayanlar mı. Tabi ki sizin hatalarınızı görmüyorum hala. Çünkü salağım ben. Aptalın tekiyim.
Şimdi söyleyin bana, Kime güveneyim, kimi arayayım, kime ağlayayım. Yazık.
Kendime acıyorum bazen.
Bazen saatlerce uyuyorum. Saatlerce dediğim basit olmuyor. 21 saat uyanamadan uyudum . Bazen günlerce, uyurken bile başımın ağrıdığını biliyorum. Bazen dururken gözlerimden yaşlar geldiğini farkediyorum.
Biliyo musunuz?
Hayatta en acı şeylerden biri de güvenemeyeceğin tek bir kişi bile olmadığını bildiğin an.
Hani olur ya, işten/okuldan erken çıkarsın, herkes işine gidiyor. Sen yürüyorsun, ne güzel, erken çıktın, vaktin var, hava çok güzel, güneş parıl parıl. Telefonunu açıp bakıyorsun, arayacak kimsen yok, yavaş yavaş eve yürü, erkenden yat. Sonra gece kalk ağla.
Bunu yaptığımı biliyorum.
Bazen de yalnız kalamazsın hani, dokunmasın kimse bana, konuşmayın benle demek istersin. Çünkü hepsi yalandan varlar, yalandan gülüyorlar seninle.Sana üzülmüyorlar, seni takmıyorlar.
Çünkü bu hayatta herkes kendi canının derdinde.Kimse kimseyi kendinden çok sevmiyor.Eğer bi' gün beni kendinden çok seven birini bulursam, o benim hayatım olur.
Hani o güzel havalarda bile, gökyüzüne bakınca bazen
''Hayat çok boktan be!'' demek geliyor içimden.
Sadece bu kadar mutsuzum canım ne var.Bunu anlattığımda gülen insanlara gülümseyebiliyorum.
P.S : Siz siz olun, asla karşınızdakine sevilmediğini hissettirmeyin.
Bu ne ya.
Hep böyle mi olucak benim bu hayatım.
Dayanamıyorum bazen, bırakıyorum kendimi öylece.
En başka onsuzluk,
sonra yalnızlık,
sonra insanların adiliği, vefasızlığı, umursamazlığı, sevgisizliği.
Hepiniz beni mi buldunuz lan.
Ben hayatımdan insan silemem, sevdiklerimi silemem. Vazgeçemem, unutamam. Aylar, yıllar alır, yine de canım acır. Ama hayatımdaki insanlar silecek, unutacak kadar adi, basit!
Şimdi söyleyin bana, Kime güveneyim, kimi arayayım, kime ağlayayım. Yazık.
Kendime acıyorum bazen.
Bazen saatlerce uyuyorum. Saatlerce dediğim basit olmuyor. 21 saat uyanamadan uyudum . Bazen günlerce, uyurken bile başımın ağrıdığını biliyorum. Bazen dururken gözlerimden yaşlar geldiğini farkediyorum.
Biliyo musunuz?
Hayatta en acı şeylerden biri de güvenemeyeceğin tek bir kişi bile olmadığını bildiğin an.
Hani olur ya, işten/okuldan erken çıkarsın, herkes işine gidiyor. Sen yürüyorsun, ne güzel, erken çıktın, vaktin var, hava çok güzel, güneş parıl parıl. Telefonunu açıp bakıyorsun, arayacak kimsen yok, yavaş yavaş eve yürü, erkenden yat. Sonra gece kalk ağla.
Bunu yaptığımı biliyorum.
Bazen de yalnız kalamazsın hani, dokunmasın kimse bana, konuşmayın benle demek istersin. Çünkü hepsi yalandan varlar, yalandan gülüyorlar seninle.Sana üzülmüyorlar, seni takmıyorlar.
Çünkü bu hayatta herkes kendi canının derdinde.Kimse kimseyi kendinden çok sevmiyor.Eğer bi' gün beni kendinden çok seven birini bulursam, o benim hayatım olur.
Hani o güzel havalarda bile, gökyüzüne bakınca bazen
''Hayat çok boktan be!'' demek geliyor içimden.
Sadece bu kadar mutsuzum canım ne var.Bunu anlattığımda gülen insanlara gülümseyebiliyorum.
P.S : Siz siz olun, asla karşınızdakine sevilmediğini hissettirmeyin.
23 Ekim 2011 Pazar
Görünürde yaşıyor gibi dursam da içten ölünürde!
Herşey ne de iğrenç böyle! Yazasım dahi gelmiyor.
Şehitlerimizi, rüyamda görmüştüm olmadan önce.
Sonra yaptığımız kazayı görmüştüm.
Kendimden korkmaya başladım.
Şuan herşey yolunda gibi. Ama içim içimi yiyor.
Onlar vatanımız için ölürken nefes almak dahi gelmiyor içimden.
Bütün gün haber izleyip ağlıyorum.
Onlarınki de can bizimkisi de , NEDEN YAŞIYORUZ O HALDE HALA, CAN DAMARLARIMIZ ÖLÜYOR!!
Anlamıyorum, kimse takmıyor, bi karikatür gördüm dolanıyor ortalarda, nasıl da anlatıyor vurdumduymazlığımızı!
Şehitlerimizi, rüyamda görmüştüm olmadan önce.
Kendimden korkmaya başladım.
Şuan herşey yolunda gibi. Ama içim içimi yiyor.
Onlar vatanımız için ölürken nefes almak dahi gelmiyor içimden.
Bütün gün haber izleyip ağlıyorum.
Onlarınki de can bizimkisi de , NEDEN YAŞIYORUZ O HALDE HALA, CAN DAMARLARIMIZ ÖLÜYOR!!
Anlamıyorum, kimse takmıyor, bi karikatür gördüm dolanıyor ortalarda, nasıl da anlatıyor vurdumduymazlığımızı!
1 Ekim 2011 Cumartesi
Artık uyandığım ses, annem değil !
Varyaaa geldim ama öle bite geldim buraya.
Neler anlatıcamm neeleer..
Gittim yaaa, kaaaçç gün ağla ağla bitirdim kendimi önceleri.
İlk önce annemler gidiyor diye ağladım bi süre.
Sonra odayı beğenmedim.
Sonra rüyamda arkadaşlarımı gördüm.
Ve daha nice sebeb yüzünden kaaç gün ağladım.
Sonra odamı değiştirdim.
Azcık gezdim tozdum.
Alışmaya başladım tabii.
Yurt çok güzel.
Odadakileri de çok sevdim.
Okul da iyi. Dersler zor tabiii.
Ama alışıyorum yani.
Okulda hatta benim sınıfımda aynı benim yalancı adama benzeyen biri var. Yaa bu kadar olur dedim yani. Tıpkısııı. Benimkinin bursa şubesi resmen. Aynı piçlik aynı kuğuul olma çabası aynı 'hepp yeek heep tek başımaaa' modu falan aynı havalar.
Neyse tabi ben bu çocuğa vuruldum. Sonuçta hem benzeri hem daha zekisii :D of çok saçma biliyorum hala ona aşığım. -neyse konumuz bu değil.
Bi gün dersim yok ama kampüsteyim. Bu çocuk geçiyo. Ben de mal mal duruyorum güneşin alnında diyorum 'aha bu çocuk neaaarıyo bugün burda ders yok bak yanında da iki kız ikinci sınıf kesin bu kaldı aha bu da salak çıktı bu modellerin hepsi aynı galiba adı ne acabaaa...' falan. Çocuk göz kırptı bana.
Ahaaa. Kaldım öyle. Hemen yürüdü sonra. Kafamı çevirdim arkama baktım. Kimse yuoook orada ve çevrede bir ben varım. Neyse dedim piç değil mi . Ki aynen öyle çocuk daha ilk günden sınıfın en hoppa kızıyla geldi oturdu karşıma bende topuklularımla saçımı savuttura savuttura gittim. -iyi ki o gün topuklu giymişim kendini iyi hissetme politikaları kural 1*
Bu arada çok pis yemek yer oldum. 3 kilo almışım. Dana gibi olucam yakında. Neyse 55'e kadar yolu var.
Haa bide benim bu yalancı adam dün mü ne benim kuzenciğime gidip beni sormuş hattını mı değiştirdi mesaj atamıyorum demiş. Benim kuzende akıl yok ki sanane dememiş!
Bugünde 3 saat itibariyle kaşar sevgilisinden ayrıldığı haberi elime ulaştı. Ama fotoğrafları hala feysbukta kasılıyooorr. Neyse banane ki.
Yaaa aslında yazmak istediğim dolu şey var amaa.. Artık sonra..
Haa bi de bugün çoook sevindiğim bi'şey oldu. Çünkü çoooooooook sevdiğim ama bi' süredir benimle konuşmayan bi arkadaşım mesaj attı. Konuştuk havadan sudan, dedi ki;
''Bu sabah yağmur var İstanbul'daaaa..''
Öptüm bloggerler.
Sevgiyle kalın.
17 Eylül 2011 Cumartesi
Siz hiç birinin kirpiklerini dahi özlediniz mi?
Gece ben uyurken mesaj atmalarını özledim.
Saçma espiriler yapmasını özledim.
Fotoğraflarıma abuk subuk yorumlar yapmasını özledim.
Bana 'gitme lavinya' demesini özledim.
Fal bakıp atmasını özledim.
Beni denize atar gibi yapmasını özledim.
Durakta uzun vedalarımızı özledim.
Kendi taktığı isimle bana seslenmesini özledim.
Sevdiğimiz şarkıları birbirimize söylememizi özledim.
Ellerindeki yaraları özledim.
Şairler, şiirler, şarkılar ve özellikle bülent ortaçgil, atilla ilhan hakkındaki entel konuşmalarımızı özledim.
Beni güldürmesini özledim.
Tanıştığımız zamanlardan bahsetmesini özledim.
Tanıştığımız zamanlardan bahsetmesini özledim.
Parfümünü içime çekmeyi özledim.
Saçlarını özledim.
Kavga ederken bile o kadar tatlı oluşunu, hemen barışmayı özledim.
Alışveriş yaparken her şeyi babannesinin eşyalarına benzetmesini özledim.
Hiç okul çıkışına gelmeyişlerini özledim.
Yaşadığım yere köy demesini özledim.
Yaşadığım yere köy demesini özledim.
Onu başkalarına anlatmayı, ve beni anlattığında duymayı özledim.
Küpesini kendim takmayı özledim.
Hiç bağlamadığı bağcıklarını özledim.
Onu kıskanmayı özledim.
Hiç bağlamadığı bağcıklarını özledim.
Onu kıskanmayı özledim.
Çay kaşığını benim bardağıma koymasını özledim.
Beni beklerken yayılıp dikilmesini özledim.
Onu koltuk değnekleriyle bile taşımayı özledim.
Eteğime kısa demesini özledim.
Beni gıdıklamasını özledim.
Ona 'gel benim zekası eksik yarimm' demeyi özledim.
Kimsenin anlamadığı aptal ama orjinal laflarını özledim.
Bana sımsıkı sarılıp koklamasını özledim.
Beni kandırmasını, yalan olduğuna bile bile ona inanmayı özledim.
Kavga etmeyi, hatta onun için ağlamayı özledim.
Bana 'özledim' demesini özledim.
Onunla her koşulda gülebilmeyi özledim.
Bana renk vermesini çok özledim !
Siz hiç birinin kirpiklerini dahi özlediniz mi?
Ben çoook, çok özledim..
Özlememeniz üzere,
Sevgiler
****
Bana sımsıkı sarılıp koklamasını özledim.
Beni kandırmasını, yalan olduğuna bile bile ona inanmayı özledim.
Kavga etmeyi, hatta onun için ağlamayı özledim.
Bana 'özledim' demesini özledim.
Onunla her koşulda gülebilmeyi özledim.
Bana renk vermesini çok özledim !
Siz hiç birinin kirpiklerini dahi özlediniz mi?
Ben çoook, çok özledim..
Özlememeniz üzere,
Sevgiler
****
15 Eylül 2011 Perşembe
Suç değil mi?
Aşk, ne garip bi'şey değil mi ya..
Dün düşündüm de, benim sevdiğim adamın kişiliği resmen nefret edilecek insan kategorisinde bulunuyor.
Bi kere adam ukala, çok bilmiş, asla altta kalmaz tiplerden. Yalancının teki! Asla güvenilmez.
Ha bu arada onun bir 'gerizekalı' olduğundan bahsetmişmiydim. 20 yaşına girmiş ama espirileri, güldükleri hala 0-4 yaş arası. Ya adam ygs'den 190 anca yaptı daha ne denebilir ki.
Sonraa canı acıdığında asla karşısındakini düşünmez. Ayrıldıktan sonra bi dönem sürekli mesaj atıyordu, bende ağır konuştuğumda oda çok ağır konuşurdu. Ama sonraları beni yere göğe sığdıramadı bi dönem. Ben hayatındaki en iyi en değerli insanmışım. Benim kılıma zarar gelse yıkarmış bu şehri dee ıvır vızır. Ben de yedimmm.
Neyse sonra ya böyle rahatt bi insan sevgilisi olsa da başkalarıyla konuşan yavşayan piç bildiğin.
Şimdi böyle biriyle karşılaşsam yüzüne bakmam. Ama o.. Nasıl sevebiliyorum bu kadar onu, kişiliğinden nefret ederek nasıl bu kadar ölebiliyorum ..
Taze piliç buna aşk diyorlar dedi. Eğer onu sevmek için bi' sebep bulamıyorsan, aşıksın dedi.. Bu arada taze piliç de benim çook önceden beri tanıdığım, hatta 4 yıl önce çok yakın olduğum, ama sonra neden bilmiyorum çok görüşmediğim ve bu sene can ciğer olduğum dünya tatlısı bi insan. Ve eski sevgilisi, daimi sevdiği, belalısı benim yalancı adamın kankası. O hele apayrı bi arkadaşlık bi ara anlatıcam. Ve bu ikisi aynı kişilikteler. O yüzden taze piliçle hep kaderimiz aynı bizim deriz..
Bide şey var, geçende camda iki büklüm sigara içerken düşünmüştüm bunu ne alakaysa.
Birini öldürmek evrensel bir suç değil mi?
Evet.
Peki birinin sevgisini, hayallerini, umutlarını, geleceğini yıkmak da onu öldürmek değil mi, sonuçta kalpten vuruyorsun. Bu neden suç değil öyleyse !
Aaah adaletsiz dünya işte. Ben kekoya bağlamadan gidiyim uzaklaşıyım burdan, fırında tavuk yapıcam lan çok heyecanlıyım.
Düşünün bunları. İyi düşünceler:)
Bu da yazının şarkısı olsun. . İçime oturdu şarkı yaa
Dün düşündüm de, benim sevdiğim adamın kişiliği resmen nefret edilecek insan kategorisinde bulunuyor.
Bi kere adam ukala, çok bilmiş, asla altta kalmaz tiplerden. Yalancının teki! Asla güvenilmez.
Ha bu arada onun bir 'gerizekalı' olduğundan bahsetmişmiydim. 20 yaşına girmiş ama espirileri, güldükleri hala 0-4 yaş arası. Ya adam ygs'den 190 anca yaptı daha ne denebilir ki.
Sonraa canı acıdığında asla karşısındakini düşünmez. Ayrıldıktan sonra bi dönem sürekli mesaj atıyordu, bende ağır konuştuğumda oda çok ağır konuşurdu. Ama sonraları beni yere göğe sığdıramadı bi dönem. Ben hayatındaki en iyi en değerli insanmışım. Benim kılıma zarar gelse yıkarmış bu şehri dee ıvır vızır. Ben de yedimmm.
Şimdi böyle biriyle karşılaşsam yüzüne bakmam. Ama o.. Nasıl sevebiliyorum bu kadar onu, kişiliğinden nefret ederek nasıl bu kadar ölebiliyorum ..
Taze piliç buna aşk diyorlar dedi. Eğer onu sevmek için bi' sebep bulamıyorsan, aşıksın dedi.. Bu arada taze piliç de benim çook önceden beri tanıdığım, hatta 4 yıl önce çok yakın olduğum, ama sonra neden bilmiyorum çok görüşmediğim ve bu sene can ciğer olduğum dünya tatlısı bi insan. Ve eski sevgilisi, daimi sevdiği, belalısı benim yalancı adamın kankası. O hele apayrı bi arkadaşlık bi ara anlatıcam. Ve bu ikisi aynı kişilikteler. O yüzden taze piliçle hep kaderimiz aynı bizim deriz..
Bide şey var, geçende camda iki büklüm sigara içerken düşünmüştüm bunu ne alakaysa.
Birini öldürmek evrensel bir suç değil mi?
Evet.
Peki birinin sevgisini, hayallerini, umutlarını, geleceğini yıkmak da onu öldürmek değil mi, sonuçta kalpten vuruyorsun. Bu neden suç değil öyleyse !
Aaah adaletsiz dünya işte. Ben kekoya bağlamadan gidiyim uzaklaşıyım burdan, fırında tavuk yapıcam lan çok heyecanlıyım.
Düşünün bunları. İyi düşünceler:)
Bu da yazının şarkısı olsun. . İçime oturdu şarkı yaa
Başarısız ev denemeleri part1 !
Poooooouuuuuff 2 (iki) gündür evdeyim ve sıkıntıdan sapıttım resmenn.
Bana evde olmak yaramıyor, ama sınavdan önce daha fenaydı. O zaman hem sıkılıyordum, hem çalışmıyordum, hem kendimi suçlu hissediyordum. En azından şimdi sadece sıkılıyorum. Ama kafam rahat hacı.
Neyse işte sıkıntıdan ne yaptığımı sapıttım bildiğin. İlk gün 1'de uyandım kahvaltı falan ve bütün gün o küçük kıçımı kaldırmadan sims oynadım. Şu Facebook'taki sims'e taktım evet. Neyse ki şu an geçmiş. Açtım böyle salaağınn çişi gelmiş, acıkmış ölseymiş salak keşkee. Harbi çok aptal yaa böyle bişeyler yapınca enerjisi bitiyo hemen mala bağlıyo çok komik :D öhöm neyse ya ben oyun insanı değilim onu anladım hemen sıkılıyorum böyle.
Sonra film izledim.Pardon filmler. Hatta filmler'in yüzde 15'i. Birini yarım saat izledim kapattım. Başka açtım. ilk bölümü izledim değiştirdim ilk cd'yi izledim kapattım. En sonuncuyu 10 dk izledim sanırım sonra pc'yi yere fırlatasım geldi sığamıyorum yaa yere göğeee. sıkıldım olm. eve tıkılmak benim işim deeeğilll anladım ben böyyllee hep göt gezdiricem, akşamlara gecelere kadar gezicem yiycem içicem sıçıcam annca.
Neyse dün öyle böyle geçti, dedim yarın nappsaam evdeyim ya yine bütün gün bi'şey yapmam laazım, vee tabii ki deeee, Temiizliiik !
Sabah 8'de kalkıp temizlik yapmaya karar kıldım, amma ve lakin sizin de tahmin edebileceğiniz gibi o saatte kalkamadım. 10'da kalkar kalkmaz hemen kahvaltı vee ordan burdan kafama göre bütün evi temizledim öğlene kadar.
Allah'ım bi insan temizlikten nasıl bu kadar zevk alabilirr? Anlamıyorum gerçekten bi anormallik mi var bende?
İşte sonraa daa bi sigara yaktım keyfime baktım, yok keyfime değil doktorlara baktım tabikiideee ehe ne sandınız evde pinekleyen tüm bireylerin bu yaz takıntısı doktorlar tabi ki dee.
Sonra sevgili anneciiğim geldi, ona bi güzel yemek yaptım, hazırladım yedik, kahvemizi sigaramızı içtik oturduk. Bildiğin evli ev hanımları gibin böyyle bi haller bende .
Sonra akşam yemeği bide misafir ağırladım. Ciddi ciddi benimsedim bu işi been neyse annemin arkadaşı bi kadınla mal kızı geldi. Kız bildiğin ferihanın babasından daha yavaş. Lan bi ara ölüyorumm sandım. Kız bi'şey anlatıyo, ıvırına zıvırına kadar ve 0 km kız abi yaa, benden bi yaş küçük kız pili bitmiş bööyllee mıymııyy. ıııyy hiç sevmem öyle insanı. Bende ona inat böyle hızlı konuşuyorum gülüyorum kopuyorum bi canlılık. Ama bi yere kadar. Gitsinler istedim resmen kızın yüzünde sussun diye cevap vermiyorum anlatıyo da anlatıyoo.
En sonundaa kaçtım ordaan
Gitti falan bunlar, benim yine gözlerden bişeyler çıkıyo bi hamaratlıktır aldı başını gidiyo, girdim mutfağa güzel bi çikolatalı tatlı yapıyım dedimm, ve mükemmel bi'şey çıktı ortayaa. Hemen anlatasım geldi;
Şimdi önce böyle puding gibi muhallebi gibi bi'şey oluşturdum tencerede, karıştırıyorum falan hep aynı şeyi yapıyorum lan dedim bi farklılık olsun, açtım dolabı bir kap fındıklı çikolata parçalanmış toplanmış hali. Evet bunu asla bulamazsınız özel bi'şey. Benim mutfakta özel şeettirdiğim şeyler vardır böyle. İşte onun bütün hepsini boşalttım, süper bi tat çıktı ortaya , sonra bi de vanilyalı muhallebi yaptım, bunları kafama göre kaplara düzenledim, üstüne krem şanti -bol miktarda- ve badeem. Badem çok seviyorumm.
İşte bu kadar ve çok enteresan tadında bi'şey oldu. Şimdi bi kase daha yiyceeemm bu kadar yemeğe kilo almıyorum yaa sinir oluyorum artık. 50'de kaldım abi. Neyse artık.
Vee bir ev denemesinin de başarısızlıkla sonuna geldik, yarın acil olaraktan dışarı çıkıyorum, akşama kadar lingir lingir geziyorum.
Şimdi Aşk çeşmesi'ni izliycem, umuyorum yarım saatte kapatmıyım :)
P.S : Biliyorum biraz sıkıcı bi yazı oldu ama idare edin çavbeellaa
Bana evde olmak yaramıyor, ama sınavdan önce daha fenaydı. O zaman hem sıkılıyordum, hem çalışmıyordum, hem kendimi suçlu hissediyordum. En azından şimdi sadece sıkılıyorum. Ama kafam rahat hacı.
Sonra film izledim.Pardon filmler. Hatta filmler'in yüzde 15'i. Birini yarım saat izledim kapattım. Başka açtım. ilk bölümü izledim değiştirdim ilk cd'yi izledim kapattım. En sonuncuyu 10 dk izledim sanırım sonra pc'yi yere fırlatasım geldi sığamıyorum yaa yere göğeee. sıkıldım olm. eve tıkılmak benim işim deeeğilll anladım ben böyyllee hep göt gezdiricem, akşamlara gecelere kadar gezicem yiycem içicem sıçıcam annca.
Neyse dün öyle böyle geçti, dedim yarın nappsaam evdeyim ya yine bütün gün bi'şey yapmam laazım, vee tabii ki deeee, Temiizliiik !
Sabah 8'de kalkıp temizlik yapmaya karar kıldım, amma ve lakin sizin de tahmin edebileceğiniz gibi o saatte kalkamadım. 10'da kalkar kalkmaz hemen kahvaltı vee ordan burdan kafama göre bütün evi temizledim öğlene kadar.
Allah'ım bi insan temizlikten nasıl bu kadar zevk alabilirr? Anlamıyorum gerçekten bi anormallik mi var bende?
İşte sonraa daa bi sigara yaktım keyfime baktım, yok keyfime değil doktorlara baktım tabikiideee ehe ne sandınız evde pinekleyen tüm bireylerin bu yaz takıntısı doktorlar tabi ki dee.
Sonra sevgili anneciiğim geldi, ona bi güzel yemek yaptım, hazırladım yedik, kahvemizi sigaramızı içtik oturduk. Bildiğin evli ev hanımları gibin böyyle bi haller bende .
En sonundaa kaçtım ordaan
Şimdi önce böyle puding gibi muhallebi gibi bi'şey oluşturdum tencerede, karıştırıyorum falan hep aynı şeyi yapıyorum lan dedim bi farklılık olsun, açtım dolabı bir kap fındıklı çikolata parçalanmış toplanmış hali. Evet bunu asla bulamazsınız özel bi'şey. Benim mutfakta özel şeettirdiğim şeyler vardır böyle. İşte onun bütün hepsini boşalttım, süper bi tat çıktı ortaya , sonra bi de vanilyalı muhallebi yaptım, bunları kafama göre kaplara düzenledim, üstüne krem şanti -bol miktarda- ve badeem. Badem çok seviyorumm.
İşte bu kadar ve çok enteresan tadında bi'şey oldu. Şimdi bi kase daha yiyceeemm bu kadar yemeğe kilo almıyorum yaa sinir oluyorum artık. 50'de kaldım abi. Neyse artık.
Vee bir ev denemesinin de başarısızlıkla sonuna geldik, yarın acil olaraktan dışarı çıkıyorum, akşama kadar lingir lingir geziyorum.
Şimdi Aşk çeşmesi'ni izliycem, umuyorum yarım saatte kapatmıyım :)
P.S : Biliyorum biraz sıkıcı bi yazı oldu ama idare edin çavbeellaa
12 Eylül 2011 Pazartesi
En son, ne zaman aynı sabaha uyanmıştık?
Yine geldi, yine konuştum.
Konuşmıycam dedim , ama konuştum.
Bana geldiğinde ona hayır diyemiyorum.
Bir kere yaptım o hatayı çok severken, artık git diyemiyorum..
Dün gece boş mesaj attı. Yanlışlıkla atmış sonra. Ama nasılsın soriyim dedi. Haa bende yedim. Konuştuk biraz, yine biraz mutlu rolü yaptım. Morali bozukmuş. Buluşalım dedi. Özledim, son bi kez benimle bi bira içersin dedi. Seni tavlada yenmeyi özledim dedi. Hayır olmaz diyemedim işte yine.
Çünkü seviyorum hala. Çünkü ben ondan daha çok özlüyorum.
Ama korktum. Hem de çok. Gidiyorum, belki onu unutabilmek için küçücük bi uzaklığa. Ya onu son kez görmek daha da acıtırsa canımı. Ya sarılırsa bana yine o son kez, canı gibi, veda eder gibi yine. Ya da bi'şey söylerse, eskisi gibi.. Ki kesin öyle, göze alamadım.
Sevgilisi varken -o mutsuz da olsa ki bence yalan, ben de onsuzluğa git gide alışmışken, bütün herşeyi mahvedemem!
Kaç ay önce birgün tekrar buluşma konuşmamız olmuştu böyle, hemde daha bizim sokakta oturmaya devam ederlerken, en son anda kavga edip buluşmamıştık.
Bu sefer kavga etmeden sustuk. Salı buluşma kararı aldık. Unutanın çocuğu onun gibi olucaktı.
Bugün mesaj atmış günaydın diye. İçim bi garip oldu yine. Bi süre cevap veremedim.
En son ne zaman aynı sabaha uyanmıştık ki..?
Sonra;
-Günaydın
-Bugün napıyosun dicektim
-Erdek'teyim. N'oldu ?
-Salı işim çıkmıştı da , bugün buluşalım dicektim neyse iyi eğlenceler madem
-Aslında bence. Zaten görüşmemeliyiz bi'daha.
-Tm.
Bu en son Tm kızma efekti. Bi süre mesaj atmıycak. Kırıldı aklındaki bu değildi demek. Benim de değildi. Ama bi' anda, belki de hata yapıyorum diye, onu son kez görmeyi reddettim .
Ama her an mesaj atabilirim.
Ya da arayabilirim.
Onu gitmeden, son kez görmeliyim.
Görmek istiyorum.
Çünkü sevdiğim adamın yüzünü unutmak istemiyorum.
Hatta veda eder gibi sarılsın istiyorum yine.
Kokusunu da unutmak istemiyorum.
..
Hatta herşeyi unutmak , yeniden tanışmak istiyorum
Yeniden benim olsun istiyorum..
Biliyorum çok şey istiyorum
Ve olmayacak .!
Ama
Kimse de olmuyor işte sevgilim..
* Bu da yazının şarkısı olsun ..
Konuşmıycam dedim , ama konuştum.
Bana geldiğinde ona hayır diyemiyorum.
Bir kere yaptım o hatayı çok severken, artık git diyemiyorum..
Dün gece boş mesaj attı. Yanlışlıkla atmış sonra. Ama nasılsın soriyim dedi. Haa bende yedim. Konuştuk biraz, yine biraz mutlu rolü yaptım. Morali bozukmuş. Buluşalım dedi. Özledim, son bi kez benimle bi bira içersin dedi. Seni tavlada yenmeyi özledim dedi. Hayır olmaz diyemedim işte yine.
Çünkü seviyorum hala. Çünkü ben ondan daha çok özlüyorum.
Ama korktum. Hem de çok. Gidiyorum, belki onu unutabilmek için küçücük bi uzaklığa. Ya onu son kez görmek daha da acıtırsa canımı. Ya sarılırsa bana yine o son kez, canı gibi, veda eder gibi yine. Ya da bi'şey söylerse, eskisi gibi.. Ki kesin öyle, göze alamadım.
Sevgilisi varken -o mutsuz da olsa ki bence yalan, ben de onsuzluğa git gide alışmışken, bütün herşeyi mahvedemem!
Kaç ay önce birgün tekrar buluşma konuşmamız olmuştu böyle, hemde daha bizim sokakta oturmaya devam ederlerken, en son anda kavga edip buluşmamıştık.
Bu sefer kavga etmeden sustuk. Salı buluşma kararı aldık. Unutanın çocuğu onun gibi olucaktı.
Bugün mesaj atmış günaydın diye. İçim bi garip oldu yine. Bi süre cevap veremedim.
En son ne zaman aynı sabaha uyanmıştık ki..?
Sonra;
-Günaydın
-Bugün napıyosun dicektim
-Erdek'teyim. N'oldu ?
-Salı işim çıkmıştı da , bugün buluşalım dicektim neyse iyi eğlenceler madem
-Aslında bence. Zaten görüşmemeliyiz bi'daha.
-Tm.
Bu en son Tm kızma efekti. Bi süre mesaj atmıycak. Kırıldı aklındaki bu değildi demek. Benim de değildi. Ama bi' anda, belki de hata yapıyorum diye, onu son kez görmeyi reddettim .
Ama her an mesaj atabilirim.
Ya da arayabilirim.
Onu gitmeden, son kez görmeliyim.
Görmek istiyorum.
Çünkü sevdiğim adamın yüzünü unutmak istemiyorum.
Hatta veda eder gibi sarılsın istiyorum yine.
Kokusunu da unutmak istemiyorum.
..
Hatta herşeyi unutmak , yeniden tanışmak istiyorum
Yeniden benim olsun istiyorum..
Biliyorum çok şey istiyorum
Ve olmayacak .!
Ama
Kimse de olmuyor işte sevgilim..
* Bu da yazının şarkısı olsun ..
9 Eylül 2011 Cuma
Kısmet, kim bu kısmet?
Hemm de çok sevdim , çok beğendim.İki kişilik bi oda. Hiç tanımadığım bi kızla kalıcam ama. Mecbur.. Umarım iyi biridir. Bu arada kız psikolojidenmiş. Kız benim idealimi yaşıyor şuan. Şanslı hatun.
Neyse, anlaşmayı falan umuyorum .
Annem and babam da çok sevindiler. O yüzden de mutlu oldum :)
Babam akşam kaderinde kısmetinde ne varsa o olsun dedi. Demek ki iyi olan bu. Ben artık kadere o kadar inanmaya başladım ki anlatamam.
My sassy girl'de bi replik vardı, çok beğenmiştim;
Kaderini şekillendirmenin kaderin olduğunu düşünmelisin.
Bence kesinlikle öyle, Herşey bizim elimizde, biz yapıyoruz ama o zaten bizim kaderimiz..
İşte öyle birşeyler :D
Ayy çok mutluyum işte neblim.
Ama bu arada ben birini çok özledim yine.. O beni özlemese, hatta konuşma gereği bile duymasa da..
Hadi byes canlar.
7 Eylül 2011 Çarşamba
Ben yalnız değilim, sadece sen yoksun.
''- Keşke hayatında yemek gibi tarifi olsa
-Aslında, sen daha iyi bilirsin. Kendi yaptığın tarif her zaman daha güzeldir''
Gerçekten öyle mi?
Ben sevdiğim adamı başkalarının lafı ile terkettitiğim için unutamadım
Şimdiki pişmanlığım ondan da peki bu kadar özlemek de mi bunun cezası?
Tamam dedim ki bir daha asla kalbimden başka bir ses dinlemem, ama en doğrusunun bu olduğu ne malum ki hayatta?
Aslında onu unutmak istemiyorum, unutmaktan çok korkuyorum. Yüzünü, gözlerini, gülüşünü ya unutursam..?
Neyse. Bunlar eskidendi. Eskiden sen yoktun yalnız kalmayı öğrenmiştim. Şimdi seni unutmayı öğreniyorum. Yavaş yavaş alışıyorum..
Eskiden sen yokken yalnızdım. Herkes olsa da sen yoksan, yalnızdım ben.
Şimdi ben yalnız değilim , sadece sen yoksun.
-Aslında, sen daha iyi bilirsin. Kendi yaptığın tarif her zaman daha güzeldir''
Gerçekten öyle mi?
Ben sevdiğim adamı başkalarının lafı ile terkettitiğim için unutamadım
Şimdiki pişmanlığım ondan da peki bu kadar özlemek de mi bunun cezası?
Tamam dedim ki bir daha asla kalbimden başka bir ses dinlemem, ama en doğrusunun bu olduğu ne malum ki hayatta?
Aslında onu unutmak istemiyorum, unutmaktan çok korkuyorum. Yüzünü, gözlerini, gülüşünü ya unutursam..?
Neyse. Bunlar eskidendi. Eskiden sen yoktun yalnız kalmayı öğrenmiştim. Şimdi seni unutmayı öğreniyorum. Yavaş yavaş alışıyorum..
Eskiden sen yokken yalnızdım. Herkes olsa da sen yoksan, yalnızdım ben.
Şimdi ben yalnız değilim , sadece sen yoksun.
4 Eylül 2011 Pazar
Bakınız; boka basmak
Çok canım sıkılıyor lan. Aynı zamanda da içim sıkılıyor böyle. Yazasım vardı o bile nereye gitti bilmiyorum. Evdeyim sabahtan beri kıçımı kaldırmadım temizlik yapasım bile yok yani . o derece
Bide böyyle bazı insanlara sinir oldum. Hani olur ya sadece kendi çıkarları için bişiyler yapan insanlar. Hiç öyle biri olmadım, ve etrafımda da öyle insanlar olmasın mümkünse.
Allah hepimizi içten pazarlıklı -sinsi insanlardan korusun amin.
Sonra 'Neden ben hala adam olmaz biri için kelimelerimi sarf ediyorum' dedim, ve bir daha eski sevgilimle konuşmama kararı aldım.
Arada geri dönmesi de ben hala seviyor muyum onu diye merakından kesin. Ve ona o kadar güzel mutlu rolü oynuyorum ki artık alıştım buna. İnanıyor. Seni sevmiyorum demiştim en son konuşmamızda bir ay önce falan. O kadarına inandı mı bilmiyorum ama şuan mutlu olduğumu, onu unuttuğumu hatta saçınıataramayanadam'la olduğumu sanıyor.
Öyle sansın. Çünkü artık bu sefer -kesinlikle bitti.!
O benim herşeyim olsa da, sevgilisi var bi kere. Ve beni sevmediğini artık kabullenmeli unutmalıyım lan.
Yeter. Kararım kesin.
Siliyorum seni yalancı adam. Bu kez hayatımdan.
Bide böyyle bazı insanlara sinir oldum. Hani olur ya sadece kendi çıkarları için bişiyler yapan insanlar. Hiç öyle biri olmadım, ve etrafımda da öyle insanlar olmasın mümkünse.
Allah hepimizi içten pazarlıklı -sinsi insanlardan korusun amin.
Sonra 'Neden ben hala adam olmaz biri için kelimelerimi sarf ediyorum' dedim, ve bir daha eski sevgilimle konuşmama kararı aldım.
Arada geri dönmesi de ben hala seviyor muyum onu diye merakından kesin. Ve ona o kadar güzel mutlu rolü oynuyorum ki artık alıştım buna. İnanıyor. Seni sevmiyorum demiştim en son konuşmamızda bir ay önce falan. O kadarına inandı mı bilmiyorum ama şuan mutlu olduğumu, onu unuttuğumu hatta saçınıataramayanadam'la olduğumu sanıyor.
Öyle sansın. Çünkü artık bu sefer -kesinlikle bitti.!
O benim herşeyim olsa da, sevgilisi var bi kere. Ve beni sevmediğini artık kabullenmeli unutmalıyım lan.
Yeter. Kararım kesin.
Siliyorum seni yalancı adam. Bu kez hayatımdan.
2 Eylül 2011 Cuma
Amanın da amanın kim gelmişşş
Gittiğin düğünü babanın zehir etmesi diye bi'şey var.! Yaniiii böyle kussam içimde 'elbisen kısa, heryerin meydanda, kapat şu önünü, hırka mırka giy üstüne' gibi laflar çıkıcaktı gerçektennn. Yani ben bile utandım o derece .
Sonra, evine misafir olarak gelip, hiiiç çekinmeden kendi evi, kendi eşyaları, kendi buzdolabı (!) gibi kullanan arsız insanlar var. Var yani kaçış yoook. Komşumuzun kamberlik düğününe gelen misafirlerin bizde kalması nedeniyle ev savaş alanıydı. Girdiğim her odada başka bi insan, Yatağımda tanımadığım çocuğun tekii, hatta adam mı desem yani 23-24 yaşlarında sanırım -ve iki eski sevgilime aynı anda benzeyebilen yani zaten 2 tane eski sevgilim var bence.sevgili dediğin severek olur ben başka kimseyi sevmedim ki neyse ben ne diyodum hah bu çocuk bööyylee yayılmış yatıyo benim yatağımda.! Beniiiimmm, ya benim yatağımdan bahsediyorum, benim odamdaki ve benim evimdeki. Onu orda görünce böyle 'huopppp biradeerr' diyesim geldi. Diyemediiiiimmm diyeeeemediimm şarkısı giriş yaptı o an arkadan. Haa bide bu orda yatan çocuğun kardeşinin görümcesi mi ne var bi kız. Tıp mı okumuş ne ama insan olamamış be. Oturuyoruz kahvaltıda, çay koyuyorum biri eğildi şöyle bi kafa, bi baktım, en sevdiğim mor tokaaaammmm -zaten bi tane mor tokam var neyse benim tokam ve benim haberimm yokk. Ya insan bi sorar be abi. Sonra fondöten, ruj, diş macunu ve kremimi de kullanmış bu 'arsız kişilik' Yoook yok sakın böyle yapmayın olm. Sonra kupa kızı söylemişti dersiniz. Demeyedebilirsiniz gerçi farketmez.
Bi de çokk küçüklükten kalma çocukluk aşkı dediğimiz bi'şey var , o çoook komik bişey yaaa. Çocukken böylee söz falan verilir birbirine, biz evlencezzz denir ondan benimkide. Ama en son bunu dediğinde -7 yaşlarında falan, görmüştüm bu oğlanı. Gerçi o zamandan beri fazla büyümüş gibi görünmüyo -sakalı bile çıkmamış. Ama insan görünce bööyle gülesi falan geliyo :D güldüm yani, kahvaltı falan ettik, hoştu, hoş.
Veeee zaman zaman gidip, sonra geri dönen, çok sevilip de kıyılamayan eski sevgili var. Sen onun için gözyaşları dökmeye devam ederek yaşadığın hayatının aslında her parçasında olan, ama senin hayatında yaşamayan sevgili.
Ben onunla feci olmasa da kavgalar edip gitmesini, tamamen sus pus olmasını daa, sonra hiç bi'şey olmamış gibi geri gelmesini de seviyorum yine de(!)
Ne yaparsa yapsın, bu aşk mı, sevgi mi, bağlılık mı bilmiyorum tam. O kadar zaman geçti, 7-8 ay oldu ayrılalı. Hala bi hallerdeyiz. Hem benimle olsun istiyorum. Ama mutlu olsun da nasıl olursa olsun da diyorum. Yani başkasıyla şuan ama 'mutluysa.. olsun' diyorum. Ama geri dönse.. kollarımı açıp bekleyebilirim onu da diyorum. Artık olmaz diyorum, sonra, 'ben herşeyi unutabilirim gelse..' diyorum. Ben ne diyorum bilmiyorum..
Neyse geldi yine benimki. Acaba -sevgilisi varken hemde- bütün eski sevgililerine mi böyle yapıyor, yoksa bana mı sadece. En çok da bunu merak ediyorum. Bi'kere bana sen benim hayatımdaki ikinci yeri farklı olan kişisin demişti. Tabi inanmak istemiştim o zaman. Şimdi bocalıyorum bi yerde. Ama buna inanmak istiyorum.
Ne kadar çok geçse, o kadar unutuyorum yaptığı hataları sanki. Hatalarını unuttukça özlemek olarak yazılıyor beynime. O zaman da onda bulduğum mutluluğu, geldiğinde yine hiç geri çeviremiyorum. Ama artık beni eskisi kadar üzemiyor sanırım, ağlamıyorum. Ama onunlayken hep gülebiliyorum.
Buluşmak istedi. Gitmeden önce son bi gününü ayır bana dedi. Sms'im bitmişti o an. Bu da düşünmek için sebep sanki bana. Ama tabiki de gitmek için can atıyor kalbim. Ya mantıklı olan ne? O varken mantıklı olamıyorum sanki.
Face'ten neden kabul etmiyorsun dedi. İyi böyle dedim. Güldü. Neden öyle dedim, neden güldü bilmiyorum.
Hala ona bağlı olduğumu anlamasın diye belki de, beraber sevdiğimiz şarkılar şiirler hala profilimde onu görmesin diye belki de, ya da sevgilisiyle olan resimleri gözüme girmesin diye de olabilir. His.
Ve taşınmışlar. Açık adresine kadar verdi. Dibindeyken iki adım gelmedin, belki şimdi gelirsin dedi. Gelemem ki, gelsem gidemem.
Ve bazen bütün şiirler sanki seni anlatıyor eski -yalancı sevgilim.
Şu gibi mesela,
''Adınla Seslendim Başkalarına.. Sen bilmezsin, Başkalarına adınla seslendiğim günlerdi.. Uzaktın bana Duymazdın o yüzden Yokluğuna derlenmiş türküleri. Oysa sen varken, Kanayan gecelere merhem olurdu sesin Gülüşün dağıtırdı gözlerimden bulutu Ara sıra gelirdin ya? Ben o zaman anlardım hangi mevsimi soluduğumu... Seninle başlayan bir gün Yine seninle biterdi.. Gecenin bir yarısı Şehrin yollarını adımlarken Ve bağlarken o geceyi sabaha Hayat hiç olmadığı kadar güzeldi.. Bakışlarında mahsur kaldığımda, Deli gibi akardı zaman... Ara sıra hüzünler karışsa da sesine Gecemizi karartmaya yetmezdi... Ve ben ne zaman değsem dudaklarına, Yüzüne bambaşka bir iklim gelirdi.... Sonra gittin... Her gün bir takvim yaprağı, Düştü umutlarımın arasından... Ve durdu gözlerine daldığımda çıldıran zaman! Başkalarına, Adınla seslendiğim günlerim oldu. Gelmedin... Şimdi bilmiyorum hangi mevsimi soluduğumu... ''
Okan Savcı
Herkese iyi kararlar ! :)
Sonra, evine misafir olarak gelip, hiiiç çekinmeden kendi evi, kendi eşyaları, kendi buzdolabı (!) gibi kullanan arsız insanlar var. Var yani kaçış yoook. Komşumuzun kamberlik düğününe gelen misafirlerin bizde kalması nedeniyle ev savaş alanıydı. Girdiğim her odada başka bi insan, Yatağımda tanımadığım çocuğun tekii, hatta adam mı desem yani 23-24 yaşlarında sanırım -ve iki eski sevgilime aynı anda benzeyebilen yani zaten 2 tane eski sevgilim var bence.sevgili dediğin severek olur ben başka kimseyi sevmedim ki neyse ben ne diyodum hah bu çocuk bööyylee yayılmış yatıyo benim yatağımda.! Beniiiimmm, ya benim yatağımdan bahsediyorum, benim odamdaki ve benim evimdeki. Onu orda görünce böyle 'huopppp biradeerr' diyesim geldi. Diyemediiiiimmm diyeeeemediimm şarkısı giriş yaptı o an arkadan. Haa bide bu orda yatan çocuğun kardeşinin görümcesi mi ne var bi kız. Tıp mı okumuş ne ama insan olamamış be. Oturuyoruz kahvaltıda, çay koyuyorum biri eğildi şöyle bi kafa, bi baktım, en sevdiğim mor tokaaaammmm -zaten bi tane mor tokam var neyse benim tokam ve benim haberimm yokk. Ya insan bi sorar be abi. Sonra fondöten, ruj, diş macunu ve kremimi de kullanmış bu 'arsız kişilik' Yoook yok sakın böyle yapmayın olm. Sonra kupa kızı söylemişti dersiniz. Demeyedebilirsiniz gerçi farketmez.
Bi de çokk küçüklükten kalma çocukluk aşkı dediğimiz bi'şey var , o çoook komik bişey yaaa. Çocukken böylee söz falan verilir birbirine, biz evlencezzz denir ondan benimkide. Ama en son bunu dediğinde -7 yaşlarında falan, görmüştüm bu oğlanı. Gerçi o zamandan beri fazla büyümüş gibi görünmüyo -sakalı bile çıkmamış. Ama insan görünce bööyle gülesi falan geliyo :D güldüm yani, kahvaltı falan ettik, hoştu, hoş.
Ben onunla feci olmasa da kavgalar edip gitmesini, tamamen sus pus olmasını daa, sonra hiç bi'şey olmamış gibi geri gelmesini de seviyorum yine de(!)
Ne yaparsa yapsın, bu aşk mı, sevgi mi, bağlılık mı bilmiyorum tam. O kadar zaman geçti, 7-8 ay oldu ayrılalı. Hala bi hallerdeyiz. Hem benimle olsun istiyorum. Ama mutlu olsun da nasıl olursa olsun da diyorum. Yani başkasıyla şuan ama 'mutluysa.. olsun' diyorum. Ama geri dönse.. kollarımı açıp bekleyebilirim onu da diyorum. Artık olmaz diyorum, sonra, 'ben herşeyi unutabilirim gelse..' diyorum. Ben ne diyorum bilmiyorum..
Neyse geldi yine benimki. Acaba -sevgilisi varken hemde- bütün eski sevgililerine mi böyle yapıyor, yoksa bana mı sadece. En çok da bunu merak ediyorum. Bi'kere bana sen benim hayatımdaki ikinci yeri farklı olan kişisin demişti. Tabi inanmak istemiştim o zaman. Şimdi bocalıyorum bi yerde. Ama buna inanmak istiyorum.
Ne kadar çok geçse, o kadar unutuyorum yaptığı hataları sanki. Hatalarını unuttukça özlemek olarak yazılıyor beynime. O zaman da onda bulduğum mutluluğu, geldiğinde yine hiç geri çeviremiyorum. Ama artık beni eskisi kadar üzemiyor sanırım, ağlamıyorum. Ama onunlayken hep gülebiliyorum.
Buluşmak istedi. Gitmeden önce son bi gününü ayır bana dedi. Sms'im bitmişti o an. Bu da düşünmek için sebep sanki bana. Ama tabiki de gitmek için can atıyor kalbim. Ya mantıklı olan ne? O varken mantıklı olamıyorum sanki.
Face'ten neden kabul etmiyorsun dedi. İyi böyle dedim. Güldü. Neden öyle dedim, neden güldü bilmiyorum.
Hala ona bağlı olduğumu anlamasın diye belki de, beraber sevdiğimiz şarkılar şiirler hala profilimde onu görmesin diye belki de, ya da sevgilisiyle olan resimleri gözüme girmesin diye de olabilir. His.
Ve taşınmışlar. Açık adresine kadar verdi. Dibindeyken iki adım gelmedin, belki şimdi gelirsin dedi. Gelemem ki, gelsem gidemem.
Ve bazen bütün şiirler sanki seni anlatıyor eski -yalancı sevgilim.
Şu gibi mesela,
''Adınla Seslendim Başkalarına.. Sen bilmezsin, Başkalarına adınla seslendiğim günlerdi.. Uzaktın bana Duymazdın o yüzden Yokluğuna derlenmiş türküleri. Oysa sen varken, Kanayan gecelere merhem olurdu sesin Gülüşün dağıtırdı gözlerimden bulutu Ara sıra gelirdin ya? Ben o zaman anlardım hangi mevsimi soluduğumu... Seninle başlayan bir gün Yine seninle biterdi.. Gecenin bir yarısı Şehrin yollarını adımlarken Ve bağlarken o geceyi sabaha Hayat hiç olmadığı kadar güzeldi.. Bakışlarında mahsur kaldığımda, Deli gibi akardı zaman... Ara sıra hüzünler karışsa da sesine Gecemizi karartmaya yetmezdi... Ve ben ne zaman değsem dudaklarına, Yüzüne bambaşka bir iklim gelirdi.... Sonra gittin... Her gün bir takvim yaprağı, Düştü umutlarımın arasından... Ve durdu gözlerine daldığımda çıldıran zaman! Başkalarına, Adınla seslendiğim günlerim oldu. Gelmedin... Şimdi bilmiyorum hangi mevsimi soluduğumu... ''
Okan Savcı
Herkese iyi kararlar ! :)
27 Ağustos 2011 Cumartesi
Benim umudum var, hayallerim. .
Keşke sevdiğimiz bütün insanlarla -hep- beraber yaşayabilsek.
Keşke gitmek diye bi'şey icat edilmemiş olsa.
Keşke uzaklıklar olmasa hiç
Adım değil ama boşluk olan
Soğukluk olmasa hiç, hiççç. .
Neyse . Hayatı değiştirmek benim elimde değil ki bazen, konuşmak bile boşuna.
Ama bazen herşey çok güzel olucak diyebiliyorum, var yine de umudum..
Ağlanacak kadar kötü değil.
Değil, değil mi?
Keşke gitmek diye bi'şey icat edilmemiş olsa.
Keşke uzaklıklar olmasa hiç
Adım değil ama boşluk olan
Soğukluk olmasa hiç, hiççç. .
Neyse . Hayatı değiştirmek benim elimde değil ki bazen, konuşmak bile boşuna.
Ama bazen herşey çok güzel olucak diyebiliyorum, var yine de umudum..
Ağlanacak kadar kötü değil.
Değil, değil mi?
Artık hiçbir zaman!
Sevgilisiyle fotoğrafını gördüm!
Sanki o ana kadar hiç böyle hissetmemiştim!
Yani onu sevdiğini, ya da ne bileyim, sevebileceğini
Hiç hissetmemiştim .
O sevemez ki. Kimseyi sevemedi. Beni sevemedi. Öyle bi' yeteneği yok onun !
Ama 3 ay oldu, çıkıyorlar hala. Daha önce benden sonra kimseyle bu kadar uzun ilişkisi olmamıştı.
Artık kabullenmeli miyim belki de, gittiğini , bittiğini, bir daha -eskisi gibi asla olmayacağını.
Onunlayken bile hala döneceğini düşünmek elimde değil, kalbimde. .
O zaman neden, nedennn!?
Neden kelimeler biriktiriyorsun hala içinde bir daha olmayacak sevgilim ?
Neden hala geçmişi sorguluyorsun bana ?
Seni affetmemi neden bu kadar çok istiyorsun ?
Ve ne zaman senin gibi biriktirdiklerimi söyleyebilecek kadar yakın olacaksın bana ?
Belki de
- Bir daha hiçbir zaman !
Sanki o ana kadar hiç böyle hissetmemiştim!
Yani onu sevdiğini, ya da ne bileyim, sevebileceğini
Hiç hissetmemiştim .
O sevemez ki. Kimseyi sevemedi. Beni sevemedi. Öyle bi' yeteneği yok onun !
Ama 3 ay oldu, çıkıyorlar hala. Daha önce benden sonra kimseyle bu kadar uzun ilişkisi olmamıştı.
Artık kabullenmeli miyim belki de, gittiğini , bittiğini, bir daha -eskisi gibi asla olmayacağını.
Onunlayken bile hala döneceğini düşünmek elimde değil, kalbimde. .
O zaman neden, nedennn!?
Neden kelimeler biriktiriyorsun hala içinde bir daha olmayacak sevgilim ?
Neden hala geçmişi sorguluyorsun bana ?
Seni affetmemi neden bu kadar çok istiyorsun ?
Ve ne zaman senin gibi biriktirdiklerimi söyleyebilecek kadar yakın olacaksın bana ?
Belki de
- Bir daha hiçbir zaman !
22 Ağustos 2011 Pazartesi
Hatırlarım, hiç gidemem deyişlerinizi.!
Uzun zamandır yazmıyorum. Çok uzun zaman oldu bence. Neden yazmıyorum deyince , cevap bulamıyorum. Yazmak istediğim o kadar çok şey varken aslında. Ama sanki kelimeler parçalanıyor elimde. Yazmak istediğimdeyse zaman olmuyor, hatta bazen şiir bile yazmadığımı farkediyorum. Bu da içimdeki boşluklara daha da ekliyor. .
İnsanlar kaybediyorum. Aslında onlar beni kaybetmiş saymasa da, benim için kayıp. Herkes gidiyor evet, ama herkesi söylemiyorum. En yakınlarım, ya onlar? Kalbim gitti önce, sonra bir dost'um daha.
Çok gençsin, kimler geliyor, geçiyor herkes diyorlar. Bunun hiç bi önemi yok. Kim gelecekmiş, önemi yok -şuanlık- Kim gitti, ben ona bakıyorum.
Bi insan nasıl silebilir geçmişindeki insanları bu kadar çabuk, ve iz kalmadan. Ben silemiyorum. Ve beynim, kalbim almıyor bunu hiç! Ama siliyor işte. En güvendiklerimiz. . Ve gider dediklerimiz gitmiyor bazen. Gitmez dediklerimizin uzaklığı kadar gitmiyorlar..
Ama alışıyor insan bazen, bağışıklık kazanıyor veda etmeye -zorla da olsa-
Ve sevmek, güvenmek benim için bu kadar zorken, bu kadar kaybetmeyi kaldıramıyorum kimi zaman.
Elim telefona gidiyor, 'Karşim' demek istiyorum, Ya da 'Sevgilim' ..
Ama eskisi gibi olmuyor artık, olamaz da ..
Keşke demekten alamıyorum kendimi. .
Ve sevmediğim biri girdi hayatıma, sevgilim diyemiyceğim biri bana sevgilim dedi. Kaldıramıyorum. Herkes gibi olamıyorum. Sevmediğim biriyle beraber olamıyorum. Belki çok kırıldı , incindi. Benim yaşadıklarımı da yaşamış olabilir. Kızıyordur bana. Ama iki günüme sığacak kadar bile sevemedim ben onu.
İşte hayat hep böyle. O* bana derken sevemedim diye, ben başkasına diyorum.
Ve yollar,
Yollar katılıyor hayatıma.
Gidiyorum bu şehirden. Çok uzak olmasa da. Bursa'ya. .
Yeni hayatlara belki.
Kaçınılmazdı zaten bu. Ama keşke yanımdakiler de benimle gelebilseydi. .
Üniversite yeni bi başlangıç. Ama dostluk için değil benim için.
Şimdi yanımda gördüklerim, ve beni de yanında görenler asla son değil.
İşi çabuk bıraktım bu sene. Sabrım mı azaldı yoksa insanlar mı bu kadar acımasız ?
Gerçekten katlamıyorum haksızlığa ve acımasızlığa.
Sinirim gözlerimden taşınca kalıyorum orda.
İnsanlar bencil olmayı bıraksa keşke artık. .
Neyse. Herneyse. Herkes kendi derdinde zaten. .
İnsanlar kaybediyorum. Aslında onlar beni kaybetmiş saymasa da, benim için kayıp. Herkes gidiyor evet, ama herkesi söylemiyorum. En yakınlarım, ya onlar? Kalbim gitti önce, sonra bir dost'um daha.
Çok gençsin, kimler geliyor, geçiyor herkes diyorlar. Bunun hiç bi önemi yok. Kim gelecekmiş, önemi yok -şuanlık- Kim gitti, ben ona bakıyorum.
Bi insan nasıl silebilir geçmişindeki insanları bu kadar çabuk, ve iz kalmadan. Ben silemiyorum. Ve beynim, kalbim almıyor bunu hiç! Ama siliyor işte. En güvendiklerimiz. . Ve gider dediklerimiz gitmiyor bazen. Gitmez dediklerimizin uzaklığı kadar gitmiyorlar..
Ama alışıyor insan bazen, bağışıklık kazanıyor veda etmeye -zorla da olsa-
Ve sevmek, güvenmek benim için bu kadar zorken, bu kadar kaybetmeyi kaldıramıyorum kimi zaman.
Elim telefona gidiyor, 'Karşim' demek istiyorum, Ya da 'Sevgilim' ..
Ama eskisi gibi olmuyor artık, olamaz da ..
Keşke demekten alamıyorum kendimi. .
Ve sevmediğim biri girdi hayatıma, sevgilim diyemiyceğim biri bana sevgilim dedi. Kaldıramıyorum. Herkes gibi olamıyorum. Sevmediğim biriyle beraber olamıyorum. Belki çok kırıldı , incindi. Benim yaşadıklarımı da yaşamış olabilir. Kızıyordur bana. Ama iki günüme sığacak kadar bile sevemedim ben onu.
İşte hayat hep böyle. O* bana derken sevemedim diye, ben başkasına diyorum.
Ve yollar,
Yollar katılıyor hayatıma.
Gidiyorum bu şehirden. Çok uzak olmasa da. Bursa'ya. .
Yeni hayatlara belki.
Kaçınılmazdı zaten bu. Ama keşke yanımdakiler de benimle gelebilseydi. .
Üniversite yeni bi başlangıç. Ama dostluk için değil benim için.
Şimdi yanımda gördüklerim, ve beni de yanında görenler asla son değil.
İşi çabuk bıraktım bu sene. Sabrım mı azaldı yoksa insanlar mı bu kadar acımasız ?
Gerçekten katlamıyorum haksızlığa ve acımasızlığa.
Sinirim gözlerimden taşınca kalıyorum orda.
İnsanlar bencil olmayı bıraksa keşke artık. .
Neyse. Herneyse. Herkes kendi derdinde zaten. .
0153
Kimse benimle konuşma ihtiyacı duymadığında hayatla bağımı kesmek istiyorum.
Sanki o yokken herkes bana düşman
Ve o, aylar , aşklar sonra geri döndüğünde,
-onu aynı yerde beklemediğimi anlamaması için uğraşsam da-
Sanki o an dünya benim etrafımda dönüyor gibi
Onun tek kelimesi bütün aşklara bedel gibi
...
..
.
'' Bir sonraki konuşmamıza ne kadar kaldı sevgilim ? ''
Sanki o yokken herkes bana düşman
Ve o, aylar , aşklar sonra geri döndüğünde,
-onu aynı yerde beklemediğimi anlamaması için uğraşsam da-
Sanki o an dünya benim etrafımda dönüyor gibi
Onun tek kelimesi bütün aşklara bedel gibi
...
..
.
'' Bir sonraki konuşmamıza ne kadar kaldı sevgilim ? ''
16 Ağustos 2011 Salı
Ben bekleyebilirim.Hayatın baharına tutunup.Kışı geçiririm.Ağlamalarım bitene, yalnızlığım gidene kadar.Uyanırım sabahları,umudumun suyunu veriririm.Bir şarkı söylerim sözlerini bilmediğim.Seni severim o bilmediğim şarkı gibi.Öpüşmeyi özlerim senle.Hiç öpüşmedik ki diyeceksin.Olsun, sen beni sevdin mi hiç?Ama ben seni özleyebiliyorum.Bu da benim yeteneğim.Olmasanda severim seni.Hatta ayrılırım senden, haberin olmaz.
çalıntı.
çalıntı.
29 Temmuz 2011 Cuma
27 Temmuz 2011 Çarşamba
11
Neden söylemediniz bazen unutmak çok kötü.
Beni sevmediğini unutuyorum mesela.
Hatırlamak ağlamama sebep.
Onca şeyi kaldırırken kalbim , neden kaldıramıyor senin olmayan sevgini
Bir kelimen bile yetiyor bazen. .
Beni kandırmana , koşulsuz inanmama.
Hatırlayınca lanetler okuyorum kelimelerine.!
Beni sevmediğini unutuyorum mesela.
Hatırlamak ağlamama sebep.
Onca şeyi kaldırırken kalbim , neden kaldıramıyor senin olmayan sevgini
Bir kelimen bile yetiyor bazen. .
Beni kandırmana , koşulsuz inanmama.
Hatırlayınca lanetler okuyorum kelimelerine.!
26 Temmuz 2011 Salı
8
Herşey daha da kötüye gitmek için aynı anı bekler.
Hayatın özeti bu..
Bugün çok farklı bir şey olmadı sevgilim. Uyandım, yine seni özledim. Sonra aklıma senin özlemediğin geldi falan. Hep aynı şeyler..
Ve sen yine bunu hissettin.
Şimdi istediğin gibi arkadaş kalacağız. Son kez gözlerine bakacağım, sarılacağım ve hayatımdan sonsuza dek sileceğim.
Tercihler başladı bi de o var.Annem delirdi. tercihlerin daha bugün başladığı değil dokuz gün kaldığına önem veriyo sanırım. Sinirlerim intihar etti.
İşi bıraktım. Tek iyi haber buydu. Ama bütün kötü haberler onu götürdü .
Kan revan içindeyim *
Hayatın özeti bu..
Bugün çok farklı bir şey olmadı sevgilim. Uyandım, yine seni özledim. Sonra aklıma senin özlemediğin geldi falan. Hep aynı şeyler..
Ve sen yine bunu hissettin.
Şimdi istediğin gibi arkadaş kalacağız. Son kez gözlerine bakacağım, sarılacağım ve hayatımdan sonsuza dek sileceğim.
Tercihler başladı bi de o var.Annem delirdi. tercihlerin daha bugün başladığı değil dokuz gün kaldığına önem veriyo sanırım. Sinirlerim intihar etti.
İşi bıraktım. Tek iyi haber buydu. Ama bütün kötü haberler onu götürdü .
Kan revan içindeyim *
9 Temmuz 2011 Cumartesi
Zamaaanla geçer dediiii zamanla zamaaanla...
İş hayatımın ikinci döneminde daha çok şey öğreniyorum sanki hayatla ilgili. Yani meselaaa;
- İnsanlar 45 kilo olan 18 yaşındaki bir kıza 10 kilo taşıtacak kadar acımasız.
- Yüzüne gülen insanların içinden ne geçtiğini tahmin edebiliyorum. Kardeşinin bile arkasından konuşan bi insan, neler yapabilir ?
- Bazı insanlar senin de bi hayatın olduğunu düşünmüyor.
- Bazı insanların kalbi yok.
- Küçük çocuklar simit yerken bütün susamlarını döküyor. Onlar için susamsız simit yapılmalı bence.
- Mıymışık insanların suratına kese kağıdı geçirip çöpe atasım geliyor.
- Kendisi tatil yaparken senin çalışmanı isteyen bi patron ölümcül hastalıklara yol açabilir.
- Pazar günleri kıymetlidir.
- Sabah erken kalkmak her sabah ölmek gibi bişey O.o
- Çalışmak kahvaltı etmeden sigara içmeye sebep olucak ikinci şey. Birincisi aşk.
- Ve mehmet abi artık yıkansın.
napsambilemedim.http://www.youtube.com/watch?v=SsFqAxyew28
- İnsanlar 45 kilo olan 18 yaşındaki bir kıza 10 kilo taşıtacak kadar acımasız.
- Yüzüne gülen insanların içinden ne geçtiğini tahmin edebiliyorum. Kardeşinin bile arkasından konuşan bi insan, neler yapabilir ?
- Bazı insanlar senin de bi hayatın olduğunu düşünmüyor.
- Bazı insanların kalbi yok.
- Küçük çocuklar simit yerken bütün susamlarını döküyor. Onlar için susamsız simit yapılmalı bence.
- Mıymışık insanların suratına kese kağıdı geçirip çöpe atasım geliyor.
- Kendisi tatil yaparken senin çalışmanı isteyen bi patron ölümcül hastalıklara yol açabilir.
- Pazar günleri kıymetlidir.
- Sabah erken kalkmak her sabah ölmek gibi bişey O.o
- Çalışmak kahvaltı etmeden sigara içmeye sebep olucak ikinci şey. Birincisi aşk.
- Ve mehmet abi artık yıkansın.
napsambilemedim.http://www.youtube.com/watch?v=SsFqAxyew28
28 Haziran 2011 Salı
Lütfen.
“Arasam, biliyorum açmayacak ya da kalbimden geçen her şeyi bozacak.
Dönsem, biliyorum özlediklerim aynı olmayacak.
Başlasak, biliyorum birbirimizden daha çok nefret edeceğiz.
Bu kadar şeyi biliyorum, ama soluk borumun ucunda sızıya dönüşen hissi ne yapacağımı bilmiyorum”.
Demiş Pucca.
Aynen öyle işte.
Bugün, tam 2 aydır kelimelerimiz çarpışmadı
Hayatıma yeni yalanlarını fırlatmıyor iki aydır.
İki aydır yüzüne bakamıyorum görsem de
Aynı sokakta bu kadar uzak kapıma
Ve penceresi ışıksız, sonsuz bi gecede , gözüme sigara dumanı kaçmasına sebep oluyor.
Bu kadar yok ama, nasıl da incitiyor beni
Görmüyorken bile
Dokunmuyor
Hissetmiyor
Gülmüyor
Ağlamıyorken
Ve ben hala ona ölüyorken
İşte aşk, kör bi gece .
28Haziran2011
Ee , ben yalnız sen onla .
Dönsem, biliyorum özlediklerim aynı olmayacak.
Başlasak, biliyorum birbirimizden daha çok nefret edeceğiz.
Bu kadar şeyi biliyorum, ama soluk borumun ucunda sızıya dönüşen hissi ne yapacağımı bilmiyorum”.
Demiş Pucca.
Aynen öyle işte.
Bugün, tam 2 aydır kelimelerimiz çarpışmadı
Hayatıma yeni yalanlarını fırlatmıyor iki aydır.
İki aydır yüzüne bakamıyorum görsem de
Aynı sokakta bu kadar uzak kapıma
Ve penceresi ışıksız, sonsuz bi gecede , gözüme sigara dumanı kaçmasına sebep oluyor.
Bu kadar yok ama, nasıl da incitiyor beni
Görmüyorken bile
Dokunmuyor
Hissetmiyor
Gülmüyor
Ağlamıyorken
Ve ben hala ona ölüyorken
İşte aşk, kör bi gece .
28Haziran2011
Ee , ben yalnız sen onla .
Bronzlaşmak(:
Lys geçti gitti.
Üstümden ağır bi yük kalktı resmen
Derkeeeen
Şimdi bölüm seçme ağırlığı var. Ben biliyorum ki pdr yada psikolojiye puanım yetemiycek.
O yüzden hem geçerli, hem sevebileceğim bi meslek bulmalıyım. Pof.
Ve Lys üstü hastalık. Hemen denize koşarsam o soğuk havada olcağı bu. İş de bulamadım. Yat dur . Al sana iş diyorum kendime.
E artık yazarım da.
Sonra bol bol film izlerim
Falan filan işte.
o zamaaan ben bu yaaaaz ...
Üstümden ağır bi yük kalktı resmen
Derkeeeen
Şimdi bölüm seçme ağırlığı var. Ben biliyorum ki pdr yada psikolojiye puanım yetemiycek.
O yüzden hem geçerli, hem sevebileceğim bi meslek bulmalıyım. Pof.
Ve Lys üstü hastalık. Hemen denize koşarsam o soğuk havada olcağı bu. İş de bulamadım. Yat dur . Al sana iş diyorum kendime.
E artık yazarım da.
Sonra bol bol film izlerim
Falan filan işte.
o zamaaan ben bu yaaaaz ...
22 Haziran 2011 Çarşamba
Hadi beni güldür biraz ..
Herşey bitiyor
Aşklar, dostluklar, güven, sevgi, bağlılık, inanç!
Herkes gidiyor
Gitmez dediğim herkes
İnancımı da alıp gidiyor
Geriye kalan uzaklıklar, boşluk
O boşlukta düşüyorum
Her gün öle öle
Ama hiç ölemeden
Biri söylese ya
Ne oluyor bu boktan hayatta ?
O.o
Ama yine de ben seni çok seviyorum HayatımınYalancısıAdam. Yine de çok özlüyorum. Düşerken bile
Hadi gel, beni yine güldür biraz .. Ölürken .
Ve yine sorsam sana çok zaman sonra
'Söyle bana küçük adam herkes gider mi?'
Aşklar, dostluklar, güven, sevgi, bağlılık, inanç!
Herkes gidiyor
Gitmez dediğim herkes
İnancımı da alıp gidiyor
Geriye kalan uzaklıklar, boşluk
O boşlukta düşüyorum
Her gün öle öle
Ama hiç ölemeden
Biri söylese ya
Ne oluyor bu boktan hayatta ?
O.o
Ama yine de ben seni çok seviyorum HayatımınYalancısıAdam. Yine de çok özlüyorum. Düşerken bile
Hadi gel, beni yine güldür biraz .. Ölürken .
Ve yine sorsam sana çok zaman sonra
'Söyle bana küçük adam herkes gider mi?'
12 Haziran 2011 Pazar
Kırmızı
Sorun şu ki,
LYS'ye ALTI gün kaldı.
Ve ben hala burdayım
hala çalışmıyorum
hala türev bilmiyorum
hala integral bilmiyorum
hala binom formüllerini bilmiyorum
hala kombinasyon ve büzükteşlerini bilmiyorum.
hala analitik geometri bilmiyorum !!!
ama bu ne demek biliyorum
'' SIÇTIM '' demek.
ya da
'' ALLAH SEN BİLİRSİN '' demek
Yani ne diim hacılar kısmet.
Ama Ekol Hoca iyi ki varsın cağğnımm <3
P.S : şuonüçgüngeçsinvaryaaaaa
kitaplarımıyakıcamkeyfimebakıcam.
sonrakopucamcoşucamtatilyapıcam
- On üç gün sonra , kafa nereye biz orayaaaa !
Türev'den saygılarla .
Haa bu arada saçımı boyadım, kırmızııııı <3
LYS'ye ALTI gün kaldı.
Ve ben hala burdayım
hala çalışmıyorum
hala türev bilmiyorum
hala integral bilmiyorum
hala binom formüllerini bilmiyorum
hala kombinasyon ve büzükteşlerini bilmiyorum.
hala analitik geometri bilmiyorum !!!
ama bu ne demek biliyorum
'' SIÇTIM '' demek.
ya da
'' ALLAH SEN BİLİRSİN '' demek
Yani ne diim hacılar kısmet.
Ama Ekol Hoca iyi ki varsın cağğnımm <3
P.S : şuonüçgüngeçsinvaryaaaaa
kitaplarımıyakıcamkeyfimebakıcam.
sonrakopucamcoşucamtatilyapıcam
- On üç gün sonra , kafa nereye biz orayaaaa !
Türev'den saygılarla .
Haa bu arada saçımı boyadım, kırmızııııı <3
4 Haziran 2011 Cumartesi
28 Mayıs 2011 Cumartesi
Yalnızlıkta kendi sesini bile duyamaz insan.
Yalnızlık yine..
Kendi seçtiğim bi yalnızlığın içinde boğuluyorum artık!
Sonu var biliyorum, mutluluğun, aşkın sonun olduğu gibi yalnızlığın da sonu var
Ama çok ağır değil mi bu ?
Hala kalbimi çarptıran adamın hiç umrunda değilim ben.
HİÇ!
Tam bir ay tek kelime konuşmadık
'İyi misin' diye bile sormuyor artık.
O benim yalnız kalmamı istiyo sanki.
Yok yok ya da,
O beni düşünmüyor ki ne diyorum!
Ama ne o oluyor ne başkası, Ne bu?
Yalnızlık değil de ne?
Bak merak etmiyor kimse
Saatlerce sesim çıkmıyor, kimse takmıyor o olmayınca..
Ama olamıyor..
Hiç bi şekilde olamıyor.
20 gün kaldı sınava.
Bugün de çalışmadım demekten bıktım .
Biraz paramparça etmeyi bıraksan beni!?
Keşke adımlarım da uzak olsaydı senden kalbin kadar.
Gelip de sokağıma taşınmasaydın be adam!
Pencereni görmeseydim sigara içerken!
Uyandığım da ilk arabana bakmasaydım.
Ya da
Adını duymasaydım birilerinden..
Benim adım da geçmeseydi laflarında hiç!
Gidiyorsun da onu bile beceremiyorsun!
Bari her pisliğini alıp da gitseydin.
Tek parçan değmeseydi bana.!
Kendi seçtiğim bi yalnızlığın içinde boğuluyorum artık!
Sonu var biliyorum, mutluluğun, aşkın sonun olduğu gibi yalnızlığın da sonu var
Ama çok ağır değil mi bu ?
Hala kalbimi çarptıran adamın hiç umrunda değilim ben.
HİÇ!
Tam bir ay tek kelime konuşmadık
'İyi misin' diye bile sormuyor artık.
O benim yalnız kalmamı istiyo sanki.
Yok yok ya da,
O beni düşünmüyor ki ne diyorum!
Ama ne o oluyor ne başkası, Ne bu?
Yalnızlık değil de ne?
Bak merak etmiyor kimse
Saatlerce sesim çıkmıyor, kimse takmıyor o olmayınca..
Ama olamıyor..
Hiç bi şekilde olamıyor.
20 gün kaldı sınava.
Bugün de çalışmadım demekten bıktım .
Biraz paramparça etmeyi bıraksan beni!?
Keşke adımlarım da uzak olsaydı senden kalbin kadar.
Gelip de sokağıma taşınmasaydın be adam!
Pencereni görmeseydim sigara içerken!
Uyandığım da ilk arabana bakmasaydım.
Ya da
Adını duymasaydım birilerinden..
Benim adım da geçmeseydi laflarında hiç!
Gidiyorsun da onu bile beceremiyorsun!
Bari her pisliğini alıp da gitseydin.
Tek parçan değmeseydi bana.!
Senle beraber olsak da sevgilim
Ayrılsakta, ölsek de bu yolda
Hep yalnızlık yalnızlık
Yalnızlık ömür boyu. .
Hep yalnızlık var sonunda,
26 Mayıs 2011 Perşembe
LaLaLaaaa
*Lys'ye çok az kaldı ya çok canım sıkılıyor lan, çalışasım yokk..
*Böbrek taşım varmış benim, ayık olun .
*İlk topuklu ayakkabımı aldım kalp kalp kaaallpp onaa + resmini ekleyememek koyar adama.
*Teo'mun yeni albümüne taparımm
*Ha, Rüyamda Cem Adrian'ı görüyorum lan paso, konserin tamamına kalamayınca içine oturur insanın .
Neysebengideyimdedersçalışayım napayım.
Zaten YÖK'e, ÖSYM'e laf yok! Bizim şifremiz yok ki abi!
*Böbrek taşım varmış benim, ayık olun .
*İlk topuklu ayakkabımı aldım kalp kalp kaaallpp onaa + resmini ekleyememek koyar adama.
*Teo'mun yeni albümüne taparımm
*Ha, Rüyamda Cem Adrian'ı görüyorum lan paso, konserin tamamına kalamayınca içine oturur insanın .
Neysebengideyimdedersçalışayım napayım.
Zaten YÖK'e, ÖSYM'e laf yok! Bizim şifremiz yok ki abi!
22 Mayıs 2011 Pazar
Çok mu zor bi kelime !?
Kendime yalan söyledim
Yalnızım bunu ben istedim
Paramparça bütün aynalar
İçimde kan revan birisi varr !!
Çünkü, onu bu kadar sık görmeyi unutmuşum.
Özlemeye alışıyor bazen insan işte.
Seksendört konserinde bütün şarkılarda aklıma gelen oydu evet, o kimleyken..
Ama çoktan alıştım ben onsuzluğa..
Boşver beeee ! Hayat çok boktan zatenn !!
Yalnızım bunu ben istedim
Paramparça bütün aynalar
İçimde kan revan birisi varr !!
Çünkü, onu bu kadar sık görmeyi unutmuşum.
Özlemeye alışıyor bazen insan işte.
Seksendört konserinde bütün şarkılarda aklıma gelen oydu evet, o kimleyken..
Ama çoktan alıştım ben onsuzluğa..
Boşver beeee ! Hayat çok boktan zatenn !!
19 Mayıs 2011 Perşembe
Bu hayatta kimse beni takmıyor ama neyse
Keşke sevseydin demiyorum lan ben arkandan en azından!
Keşke sevmeseydim diyorum Allahın belası lanet olası pislik mahlukat bırak beni bırak peşimiiiii ***
Evet sayın okurgaçlar, bir şizofreninin çığrışları da bugünlük bu kadar.
Gençlik bayramınız kutlu olsun , her nerede çığırıyor ve çığrıştırılıyorsanız. .
Kırıntılar:
elveda,
hayat saçmalık zaten ben saçmalasam n'olur
18 Mayıs 2011 Çarşamba
Aslında insan ne yapacağını bilmemekten çok yapacak bir şey olmadığını bilmemesine üzülüyor.
Evet bazen elimden gelen hiçbir şey yok !
Ailem..
Ne yapsam değişmiycek sorunlarla kaplı.
Ne yapsam da..
Bugün okuldaki son günümdü. Lise hayatımın son günü, ya da yeni bi başlangıç..
Ama özliycem o günleri çokçana.
Herşeyde olmasa da bazı şeylerde umudum var yine de (!)
Tek umut zaman..
Ama zaman n'olur dostlarımı almasın benden
Yalan olmasın bu sefer .
..
15 Mayıs 2011 Pazar
Çok garip . Ne de çok vuruyor bazen hayat!
Bi bakıyorsun, her şey tuzla buz. Paramparça hayatın.. İşte o zamanlar, o zamanlarda da yoksun ya sevgilim, dayanamadığım sadece bu.
Hani 'ben varım' demeni özlüyorum o zamanlarda. Saçmalamanı. .
Hep yanımda olmanı
Beraber üşümeyi bile çok özlüyorum. Ve senin 'gitme' deyişlerini..
Ama yeni anlıyorum bütün sözlerinin sevgiden olmadığını.
Off
Çok geçti, çok kişiler geçti..
Neden bende hala yalnızlık.
İçimde, dışımda..
Tek istediğim gitmek, üniversite tek umudum.
Hayata yeniden başlamanın umudu..
Sensiz, yalansız (!) ve mutlu..
Bi şeylere gerçekten inanarak..
İhtiyacım olan tek şey bu aslında;
İnanmak !
Kırıntılar:
teoman,
yeniden hayata hayata yeniden ..
13 Şubat 2011 Pazar
Bu şarkılar da olmasa
Hani bi an vardır
Gerçekten yalnızsındır
Gerçekten ama
En son ne zaman konuştuğunu bile unutmuşsundur
Artık konuştuğunda sesin çıkmıyordur zaten
Telefonun hiç çalmaz
Çünkü arayacak kimse yoktur
Kimsenin senin sesine ihtiyacın yoktur
İşte bunu bilmek insanı öldürüyor
Deliriyorum galiba.
Gerçekten yalnızsındır
Gerçekten ama
En son ne zaman konuştuğunu bile unutmuşsundur
Artık konuştuğunda sesin çıkmıyordur zaten
Telefonun hiç çalmaz
Çünkü arayacak kimse yoktur
Kimsenin senin sesine ihtiyacın yoktur
İşte bunu bilmek insanı öldürüyor
Deliriyorum galiba.
Kırıntılar:
aslında ölsem daha iyi,
bırak ya,
deliriyorum evet
6 Şubat 2011 Pazar
Nasıl da mecburmuşuz, sabretmeye, sevmeye, öğrenmeye. .
- Hayıııırr! Saçını kestirmiş olamazsın !
- Kestirdim.
- Çabuk anlat !
- Neyi?
- Bişey olmadan saçını kestirmezsin sen, noldu hemen anlatıyosun..
' Bazen bizi bizden daha iyi tanıyabiliyor bazı insanlar.'
Evet saçımı kestirdim. Ve evet pişmanım.
Herşeyden olduğu gibi.
Ve evet,
Çok fazla keşke'ye sahibim.
Hayat. .
- Kestirdim.
- Çabuk anlat !
- Neyi?
- Bişey olmadan saçını kestirmezsin sen, noldu hemen anlatıyosun..
' Bazen bizi bizden daha iyi tanıyabiliyor bazı insanlar.'
Evet saçımı kestirdim. Ve evet pişmanım.
Herşeyden olduğu gibi.
Ve evet,
Çok fazla keşke'ye sahibim.
Hayat. .
2 Şubat 2011 Çarşamba
Çık hayatımdan
Hani bazen herşeyin bittiği yerde durur insan.
Bilirsin yani, farkedersin.
Tekrar başlayacaktır, tekrar atacaktır kalbin, tekrar nefes alacaksın elbet. Ama şu an değil, şu an herşey dondu, bir tek yüzümden süzülen damlalar var.
Şimdi,
Kimse yok,
Aslında ' O ' yok.
Soğuk, karanlık, sessizlik ve sigara dumanı karışıyor içime.
Her nefesimde hışkırarak ağlıyorum.
Dudaklarım adından vazgeçiyor da, gözyaşlarım bırakmıyor gözlerimi.
Ne zaman geçer bu ağrı
Çok yükleniyor kalbime acılar.
Ama sevgilim,
Keşke geldiğinde söyleseydin 'gideceğini'
Sevme beni ben kimseyi sevemiyorum deseydin
Ben bi yalancıyım deseydin
Deseydin de bu kadar nefret etmeseydim senden
Ve nefret ettiğim kadar da sevmeseydim o zaman.
Git dedim,
Gittin.
Ben sana 'git' derken, aslında kendimden vazgeçtim
Bilmedin
Gittin.
Ama sessiz kal artık
Kendini unutturmama pahasına beni acıtma.
Hala sevmiş gibi yapma.
Gecenin bi vakti eskiden olduğu gibi 'aklına gelmişim gibi' mesajlar atma.
Parfümünü duydum, özledim deme bir daha
Merak da etme hala seviyor muyum diye.
Arama, sorma.
Unutamıyorum işte.
Tamam sevmiyorsun da, hiç mi üzülmüyorsun?
Neyse, neyse.
Çık hayatımdan !
Çık.
Dediğim gibi ' Git Lütfen ! '
Bilirsin yani, farkedersin.
Tekrar başlayacaktır, tekrar atacaktır kalbin, tekrar nefes alacaksın elbet. Ama şu an değil, şu an herşey dondu, bir tek yüzümden süzülen damlalar var.
Şimdi,
Kimse yok,
Aslında ' O ' yok.
Soğuk, karanlık, sessizlik ve sigara dumanı karışıyor içime.
Her nefesimde hışkırarak ağlıyorum.
Dudaklarım adından vazgeçiyor da, gözyaşlarım bırakmıyor gözlerimi.
Ne zaman geçer bu ağrı
Çok yükleniyor kalbime acılar.
Ama sevgilim,
Keşke geldiğinde söyleseydin 'gideceğini'
Sevme beni ben kimseyi sevemiyorum deseydin
Ben bi yalancıyım deseydin
Deseydin de bu kadar nefret etmeseydim senden
Ve nefret ettiğim kadar da sevmeseydim o zaman.
Git dedim,
Gittin.
Ben sana 'git' derken, aslında kendimden vazgeçtim
Bilmedin
Gittin.
Ama sessiz kal artık
Kendini unutturmama pahasına beni acıtma.
Hala sevmiş gibi yapma.
Gecenin bi vakti eskiden olduğu gibi 'aklına gelmişim gibi' mesajlar atma.
Parfümünü duydum, özledim deme bir daha
Merak da etme hala seviyor muyum diye.
Arama, sorma.
Unutamıyorum işte.
Tamam sevmiyorsun da, hiç mi üzülmüyorsun?
Neyse, neyse.
Çık hayatımdan !
Çık.
Dediğim gibi ' Git Lütfen ! '
25 Ocak 2011 Salı
Haberin yok ölüyorum.
Beni yitirmekten hiç korkmadılar;
Çünkü onlara göre fazla iyiydim;
Bu yüzden ilk anda vazgeçilebilirdi benden.
Beni terk edenlerden tek bir dileğim olurdu.
“"Ne olur, bir daha beni aramayın!
Çünkü ben kolay unutamıyorum.
Cezmi Ersöz
Kaydol:
Yorumlar (Atom)