Link
Pazar, Şubat 28, 2010
Perşembe, Şubat 25, 2010
Çarşamba, Şubat 24, 2010
Erken Doğdu
Salı, Şubat 23, 2010
Pazartesi, Şubat 22, 2010
Pazar, Şubat 21, 2010
Cuma, Şubat 19, 2010
Perşembe, Şubat 18, 2010
Çarşamba, Şubat 17, 2010
Salı, Şubat 16, 2010
Zalim Dünya
Pazartesi, Şubat 15, 2010
Pazar, Şubat 14, 2010
Şudur, budur...
Cumartesi, Şubat 13, 2010
Cuma, Şubat 12, 2010
Şeytanı ve Sofusu
Perşembe, Şubat 11, 2010
Çarşamba, Şubat 10, 2010
Çınlayan Şehir
[Çizgi: Şenol Bezci]
Salı, Şubat 09, 2010
Bahçeye Kaçan Kedi
Yeraltının dumanı tütüyor, konuşulmayan yangınlardan... Sallanan ay, dilek fincanı, kuyuya düşen çocuklar, buruce lii.. Babası bulut, anası çağlayan özlemler. Taksim’de uluyan otomobil alarmları. Televizyon, koca dayağı, binbir gözlü beddua ve Ülkücü hezeyanlar.
Mizahçılara ayrılmış bir cennet yoktur. Her kedi bahçeye kaçar. Topa tutulmalı dünya ne olup bittiği anlaşılsın diye. Mizahın birinci cildinde böyle yazar.
Pazar, Şubat 07, 2010
Cumartesi, Şubat 06, 2010
Baruter
Cuma, Şubat 05, 2010
Briyantinli…
(Kareler Ezcacıbaşı Sanal Müze'den alınmıştır]
Perşembe, Şubat 04, 2010
Yükseklik Korkusu
[Çizgi: Şenol Bezci]
Çarşamba, Şubat 03, 2010
Salı, Şubat 02, 2010
Pazartesi, Şubat 01, 2010
İlk Okudukları Polisiye
İlk okuduğum polisiye, “Şarlok Holmes”ti. Hadise Yayınlarından çıkmış, 1960 öncesinden bir kitaptı galiba. İtiraf etmeliyim ki karıştırıyor olabilirim. Çizgi romanlar, filmler, saklanmış gazeteler, dergiler, kupürler, tefrikalar, eve girip çıkan kitapların dolaşımı küçük bir çocuk için hayli yoğundu.
Örneğin Başak Yayınevinden çıkmış kitapların hayal dünyamı ziyadesiyle etkilediğini hatırlıyorum. Belki onları daha önce okumuşumdur. İlkokuldayken bir arkadaşım Baskan Yayınlarının kitaplarının dünyanın en iyi kitapları olduğunu söylemişti, üstelik Amcası bunların hepsine sahipti; sadece o da değil, çıkan her çizgi roman, her çocuk dergisi ve sayamayacağı kadar çok heyecanlı romanı olan amcasının tam tamına yüz bin kitabı vardı. “Amma atmıştı canım”, eve gidip kitaplarımızı saymıştım. O amcanın hiç görmediğim kütüphanesi sayısız kez girdi rüyalarıma. Dayanamayıp, merakla, Halk Kütüphanesinden Baskan Yayınları kitapları almıştım. Şişedeki Mesaj, Limandaki Yabancı… Ne heyecan verici isimlerdi. Nostalji payını hesap etmiyor değilim ama “hepsi harikaydı, baş döndürücüydü” demesem haksızlık etmiş sayarım kendimi.
Çocukluğumda günde bir kitap devirdiğim dönemler olmuştur, hemen hepsi Baskan Yayınlarının kitaplarıyla geçmiştir. Gerçekten sıkı polisiyeler vardı içlerinde.
[cinairoman sitesinin İlk Okudukları Polisiye anketine verdiğim yanıt]
link
link
Kaydol:
Yorumlar (Atom)