TARIFNAME SOGUK HADDELENEN VE YENIDEN KRISTALLESTIRILEN SEKILDE TAVLANAN YASSI çELiK ÜRÜNÜ VE BUNUN ÜRETILMESINE YÖNELIK YÖNTEM Bulus, soguk haddelenen ve yeniden kristallestirilen sekilde tavlanan, ferritik mikro yapiya sahip bir yassi çelik ürünü ile ilgilidir. Bu tür yassi çelik ürünleri, özellikle, bu tür yassi çelik ürünlerinden yapilan yapi parçalarinin özellikle yüksek deformasyon kabiliyeti ve optik görünüm gerekliliklerinin talep edildigi otomobil karoseri yapimi alaninda kullanilir. Burada, yassi çelik ürünleri söz konusu oldugunda, bu kapsamda, bu, çelik seritleri veya -levhalari ve ayni zamanda bundan elde edilen kesimler ve panolar gibi hadde ürünleridir. Buna ek olarak, bulus, söz konusu olan türde bir yassi çelik ürününün üretilmesine yönelik bir yöntem ile ilgilidir. Asagida, alasimlarin içeriklerine yönelik verilerin kaydedilmesi durumunda, bunlar, baska türlü bildirilmedigi sürece, her zaman, agirlik ile ilgilidir. Buna karsin, atmosferlerin bilesimlerine yönelik veriler, baska türlü bildirilmedigi sürece, her zaman, gözlemlenen hacimlere iliskindir. Belirli yassi çelik ürünleri, karoseri yapimina veya benzeri uygulamalara yönelik olarak, tipik sekilde, sekillendirilebilme kabiliyetine ve yüzey görünüsü (boyanabilirlik ve boya parlakligi) açisindan ortaya çikan müsteriye özel gereksinimleri karsilamak üzere tanimlanmis bir pürüzlülük ve ayni sekilde tanimlanmis bir pik dagilimi ile karakterize olan bir yüzey yapisi ile donatilir. Otomobil endüstrisi alanindan ilgili ön kosullara yönelik tipik bir örnek, bir aritmetik ortalama pürüzlülük (asagida kisaca "pürüzlülük" seklinde belirtilir) (Ra), en az esnasinda, 1,1 - 1,6 pm'dur. Pürüzlülük (Ra) ve pik sayisi (RPC), bu kapsamda, ISO 3274,e göre bir igneli ölçme aleti yardimi ile çelik demir test levhasi SEP 1940'a göre belirlenirler. Elde edilecek yüzey düzgünlügüne yönelik olarak, optimum bir boyanabilirlik ve optimum bir boya parlakligina yönelik bir diger kriteri belirlemeye yönelik olarak, asagida kisaca "Wsa" olarak belirtilen nami diger "dalgalilik karakteristik degeri (Wsa deneyinde, % 5 plastik genlesme akabinde tespit edilir. Tipik gereklilikler, 0,35 pm ila 0,40 umiluk Wsa degerlerinde uzanir. Özellikle iyi boya parlakligi, 5 0,35 um'luk, özellikle < 0,30 pm'luk Wsa degerlerinde ayarlanir. Bu tarz düsük Wsa degerini elde etmeye yönelik olarak, en az 75 1/cm'lik pik sayilari (RPc) ve 0,9 - 1,4 um'luk pürüzlülükler (Ra) talep edilir. Malzeme karakteristik degerlerinin (Ra ve RPc) ayarlanmasi, soguk haddelenen yassi çelik ürünlerinin üretilmesi esnasinda, tipik olarak, optimum deformasyon kabiliyetini güvenceye almak üzere, yassi çelik ürününün soguk haddeleme akabinde tabi tutuldugu yeniden kristallestirme tavlamasi akabinde temperleme vasitasiyla gerçeklesti rilir. islem olarak bir haddeleme veya yüzey haddelemesi anlasilir, burada, yassi çelik ürünü, burada "temperleme derecesi" olarak isimlendirilen sekilde, yaklasik % 0,2 - 2,0'Iik daha az bir deformasyona tabi tutulur. Bu kapsamda, söz konusu temperleme derecesi, yassi çelik ürünün temperleme haddelemesine tabi tutuldugu haddeleme standi öncesi ve sonrasinda, yol algilama sensörleri ile donatilan saptirma silindirlerinin çevresel hizlarinin karsilastirilmasi vasitasiyla belirlenir. Saptirma silindirlerinin yol olarak ortaya çikar. Kombine edilen "yüksek pik sayisi RPc" ve "yüksek pürüzlülük Ra" gereklilikleri, temel olarak geçerli olan kompleks bir üretim hedefini temsil eder. Bu, yüksek Ra degerlerinin üretilmesine yönelik olarak gerekli olan yüksek hadde pürüzlülügünün, düsük bir pik sayisi (RPc) ile ilgili olmasindan ortaya çikar, bunun nedeni, haddenin artan yüzey kirilmasinin (= pürüzlülügünün), hadde yüzeyi üzerinde, dalga tepesinden dalga tepesine olan mesafeyi birbirinden ayirmasi ve dolayisiyla, yassi çelik ürün üzerinde görüntülenebilecek pik sayisini azaltmasidir. Daha da zorlastirici kosul olarak, halihazirda kuru temperleme esnasinda, hadde yüzeyi üzerinde mevcut olan piklerin haddelenen ilgili yassi çelik ürünü üzerine aktarilmasi esnasinda, yaklasik olarak % 'lik bir pik aktarma kaybi meydana gelir. Buna ek olarak, temperleme derecesinin (D) çok yüksek seçilmesi durumunda, pürüzlülügün (Ra) de çok yüksek olacagina dair bir kural vardir. Buna karsin, temperleme derecesinin (D) çok düsük uygulanmasi durumunda, özellikle genis serit ölçümlendirilmeleri esnasinda, temperlenmemis serit kenarlari meydana gelebilir. Bu durumda, burada elde edilen Ra- ve RPc degerleri çok düsüktür. Temperleme derecesi (D), ayni zamanda, çelik substratinin mekanik özellikleri açisindan da istege bagli olarak degiskenlik gösteremez. Çok düsük bir temperleme derecesi (D), belirgin bir gerilme sinirina sadece yetersiz sekilde karsit olarak etki eder. Buna karsin, çok yüksek bir temperleme derecesi (D), çok yogun soguk sertlesme nedeniyle çelik substratinin katiliginin, düzeltilemeyecek sekilde yüksek olmasina yol açabilir. Temperleme haddelemesinin talepleri, üretilecek olan yassi çelik ürününün daha yumusak, daha genis ve daha ince olmasina göre daha da agirlasir. Burada, akabinde, maksimum 180 N/mm2 seklinde Rp0,2 bir genlesme sinirina ve maksimum 340 N/mm2'lik bir çekme mukavemetine (Rm) sahip olan bir çelik anlasilir. Bu, pratikte, günümüzde, burada bahse konu olan tarzda otomobil için tipik olan ölçümlemelere sahip yassi çelik ürünlerinin, arzu edilen isletim güvenligine sahip olarak, sadece büyük masraf ile üretilebilmesi sonucunu dogurur. Bu kapsamda, maksimum 150 MPa'Iik bir Rp0,2 genlesme sinirina ve maksimum sahip çelikler, kendilerini özellikle kritik olarak gösterir. Pratikte, söz konusu masrafi kontrol edilebilir kilmak ve boyanmaya yönelik olarak optimum ön kosullar ile ayni zamanda yeterli parlaklik görüntüsüne yönelik kesin talepleri temin edecek olan yassi çelik ürünlerini üretmek üzere çesitli öneriler bilinir. Buna yönelik bir örnek, EP 0 234 698 B1'den bilinen, boyanmaya uygun bir çelik temperleme haddesinin yüzeyinde, bir enerji isinimi yardimi ile düzenli bir derinlik modelinin üretilmesini öngörür. Islenecek olan yassi çelik ürünü, ikili çalisma haddeleri yardimi ile temperlenerek haddelenir, bunlardan en az birisi, yukarida belirtilen sekilde çalistirilir. Bu kapsamda, temperleme haddeleri vasitasiyla üretilen enine kesit azaltimi, çalisma haddesinin modelini, çelik Ievhanin yüzeyi üzerine aktarmaya yönelik olarak, % 0,3,ten daha az olmayacaktir. Bu sekilde, 0,3 ila 3,0 pmlluk aralik içinde ortalama bir yüzey pürüzlülügüne (Ra) ve bir düz üst yüzey alanina sahip trapezoid formdaki yükselti alanlarindan, bir yükselti alanini tamamen veya kismen çevreleyen tarzda tasarlanan oluk benzeri girinti alanlarindan olusan ve girinti alaninin disindaki yükselti alanlari arasinda tasarlanan, girinti alaninin zemininden daha yüksek ve yükselti alaninin üst yüzey alanlarindan daha düsük veya bununla ayni yükseklikte olacak sekilde tasarlanan düz orta alanlardan olusan sekilde meydana gelen bu yüzey pürüzlülügünü olusturan mikroskobik forma sahip bir çelik levhasi elde edilecektir. Ayni zamanda, bu yükseltiler ve girintiler, temperleme isi haddesinde sekillendirilen girintilerin çapi tarafindan da olmak üzere, belirli geometrik tahditlere sahip olacaktir. Buna benzer bir öneri DE 36 86 816 T2'de yapilir. Ayni zamanda, burada da, soguk haddelenmis bir yassi çelik ürününün yüzeyine, 0,3 - 2,0 um'luk bir yüzey pürüzlülügüne (Ra) yol açan esit ölçülü bir yüzey pürüzlülügü modelinin uygulanmasi önerilir. ve bunun üretilmesine yönelik bir yöntem bilinir. Bu kapsamda, söz konusu çelik daha az N ve geri kalani Fe ve kaçinilmaz bulasilara sahip bir çelikten meydana gelir. Bu sekilde temin edilen çelik levhasi bir tavlama islemine tabi tutulur, burada, bu, 730 - 850 °C'Iik bir tavlama sicakliginda, en az 30 saniye boyunca tavlanir ve akabinde, maksimum 600 °C olan bir sicakliga, en az 5 °CIsaniye olan sogutma sicakligi ile sogutulur. Bunun akabinde elde edilen soguk haddelenmis, tavlanmis yassi çelik ürünü, ana olarak ferritten meydana gelen bir mikro yapiya sahiptir, bu, 5 - 30 um"luk ortalama bir kristal tanesi çapi ihtiva eder. Son olarak, yassi çelik ürünü, yüzey pürüzlülügü (Ra) maksimum 2 um olan bir hadde kullanilmasi suretiyle temperlenerek haddelenir. Bu kapsamda, temperleme haddelemesi vasitasiyla elde edilen gerilme orani, ince, soguk haddelenmis, tavlanmis Ievhanin ortalama kristal tanesi çapina bagli olarak ayarlanir. maksimum % 0,002 N, maksimum % 0,006 Nb+V+Ti ve geri kalani olarak demir ve kaçinilmaz bulasilar içeren bir çeligin üretilmesine yönelik bir yöntem bilinir. bu tür bir Ievhanin veya seridin üretilmesine yönelik bir yöntem bilinir. haddelenmis bir çelik seridi ve böylesi bir türün üretilmesine yönelik bir yöntem bilinir. EP 1 111 081 A1'den, neredeyse hiç niyobyum karbürleri içermeyen, Nb ile alasimlanmis bir ultra-düsük karbon çelik ve bunun üretilmesine yönelik bir yöntem EP 2 700 731 A1"den, bor ile alasimlanan, bor-azot oraninin (B/N=(B (% levhasi ve bunun üretilmesine yönelik bir yöntem bilinir. veya seridinin üretilmesine yönelik bir yöntem bilinir. 180 1/cmylik bir pik sayisina sahip bir yüzey yapisina sahip bir metal malzemeden olusan bir yassi ürün ve bunun üretilmesine yönelik bir yöntem bilinir. Yukarida açiklanan önceki teknigin alt yapisina göre, bulusun amaci, optimize edilen bir sekillendirilebilme kabiliyetine ve üstün gelen boyanma özelliklerine sahip ve böylece bu kapsamda ekonomik ve isletim güvenli sekilde üretilebilen bir yassi çelik ürününün verilmesinde yatar. Ayni sekilde, bulusa göre bir yassi çelik ürününün üretilmesine yönelik bir yöntem de bildirilecektir. Bulus, söz konusu yassi çelik ürününe iliskin olarak, bu amaci, istem 1'e göre bu tür bir yassi çelik ürününün elde edilmesi vasitasiyla yerine getirir. Bulusa göre bir yassi çelik ürününün isletim güvenli sekilde üretilmesine imkan veren bir yöntem, istem 5tte verilir. Bulusun avantajli tasarimlari, bagli istemlerde gösterilir ve asagida, genel bulus fikri gibi, detayli olarak açiklanacaktir. Ferritik bir mikro yapiya sahip, soguk haddelenen ve yeniden kristalize edilen tavlanmis bir bulusa göre yassi çelik ürünü, buna göre, asagidaki bilesime sahip bir çelikten meydana gelir (agirlikça % halinde): geri kalan demir ve kaçinilmaz bulasilardir, burada, çelik, ek olarak, asagidaki istege bagli alasim elementlerini ihtiva edebilir: V: % 0,005'e kadar, Mo: % 0,015'e kadar, burada, kaçinilma bulasilara yönelik olarak B, Cu, Nb, Ni, Sb, Sn ve S sayilir, bunlarin miktari, toplam olarak, maksimum, agirlikça % 0,2'dir, ve asagidakilere sahiptir, - en az % 40`lik bir kirilma genlesmesi, ve ayni zamanda, en az, yüzeylerinden biri üzerinde - 0,8 - 1,6 pm'luk bir aritmetik ortalama pürüzlülük (Ra) - en az 75 1/cm'lik bir pik sayisi (RPc). Bu kapsamda, ortalama pürüzlülügü (Ra) ve pik sayisini (RPc) belirleyen, yüzeyde olusturulmus girintiler ve tepeler rasgele dagitilir. Bu baglamda, bulusa göre bir yassi çelik ürünü, genlesme siniri (Rp0,2), 180 MPa'dan, özellikle , 340 MPa'ya kadar, özellikle 310 MPa'dan daha az olan ve bu kapsamda, en az % 40'Iik bir kirilma genlesmesine(A80), bir yüksek genlesmeye ve en az 0,23'Iük yüksek bir n degerine sahip bir yumusak çelikten meydana gelir. Bu, bu özellik kombinasyonu ile, bir sekil degisimine yönelik olarak, özellikle bir derin çekmeye yönelik olarak optimum olarak uygundur. Ayni zamanda, bulusa göre bir yassi çelik ürünü, 0,8 - 1,6 um'luk bir aritmetik ortalama pürüzlülük (Ra) ve en az ile karakterize edilen bir yüzey düzgünlügüne sahiptir, bu, ona, optimize edilmis boyamaya yönelik olarak üstün gelen bir uygunluk saglar. Bu baglamda, bilhassa, özellikle bulusa göre yassi çelik Ürünlerinin, otomobil teknolojisine iliskin uygulamalara yönelik tipik bir ölçümleme spektrumunda 1,0 mm`ye kadar kalinliklar ve en az 1000 mm'lik genisliklere sahip sekilde mevcut olmasi durumunda, bulusa göre yüzey yapilari, güvenli sekilde, maksimum 0,40 um, tipik sekilde maksimum 0,35 um, özellikle de 0,30 um'dan daha küçük Wsa degerlerine ulasirlar. Bulusa göre bir yassi çelik ürünü, kaplanmamis veya bir metalik koruma tabakasi ile kaplanmis durumda, sekillendirilebilirlige ve boyanmaya yönelik olarak özel uygunluk gösterir. Bu tür bir metalik kaplamanin tasarlanmasi durumunda, bu, elektrolitik kaplama vasitasiyla uygulanacaktir. Bilinen elektrolitik yöntemin uygulanmasi sayesinde, burada, bulusa göre temperlenen çelik seridinin yüzey yapisinin, metalik kaplama ile kaplanan yassi çelik ürününün yüzeyinde korunmus sekilde kalmasi güvenceye alinir. Bu kapsamda, metalik koruma tabakasi olarak, özellikle, çinko bazli, elektrolitik olarak Yukarida belirtilen tarzda bir metalik koruma kaplamasina alternatif olarak veya tamamlayici olarak, bulusa göre yassi çelik ürünü, ayni zamanda, inorganik veya organik bir kaplama ile de kaplanabilir. Inorganik bir kaplama ile, örnegin fosfatlama veya renkseme seklinde, serit prosesine yönelik tipik bir pasif tabaka kastedilir. Organik kaplama ile, örnegin Cr(lll) içerik bazli bilesikler üzerinde, serit prosesine yönelik tipik bir kalin tabaka pasiflestirmesi kastedilir. Bu kapsamda, dogal olarak, ayni sekilde, bilinen kaplama elemanlari da uygulamaya girebilir, bunlar mutat olarak, boya yapismasini, sekillendirme cihazindaki sürtünme davranisini ve benzerlerini iyilestirmeye yönelik olarak kullanilir. Bulusa göre bir yassi çelik ürününün bulusa göre elde edilen yüzeyi üzerinde tasarlanan yüzey dokusu, bulusa göre pürüzlülük degerini (Ra) ve bulusa göre pik sayisini (RPc) belirleyen girintilerin ve tepelerin rasgele dagilimi ile karakterize edilir. Rasgele yüzey dokulari, bulusa göre önceden tarif edildigi gibi, düzensiz yüzey dokularidir, bunlar, örnegin birbirleri arasinda ayni sekilde mesafede, formda ve büyüklükte degisiklik gösterebilen girintiler gibi olusum özelliklerinin düzensiz istatiksel bir dagilimi ile karakterize edilirler. Buna karsin, belirleyici olan yüzey dokulari, düzenli yüzey dokularidir, bunlar, benzeri tasarim özelliklerinin düzenli sekilde dagilimi ile karakterize edilir. Sekillendirme prosesi esnasinda, çelik yüzeyi ve cihaz arasindaki sürtünme davranisinin, yaglanmis veya greslenmis durumda optimize edilmesine yönelik olarak, bulusa göre, rasgele bir yüzey dokusu yapisina yönelik olarak çaba gösterilir. Rasgele bir yüzey yapisi, cihaz baglantili bir sekillendirme prosesinde, özellikle derin veya germeli çekmede, yaglama maddesinin yüksek basinç yüklenmeleri esnasinda, yüzey dokusunun tepeleri ve vadileri arasina açilan mikro kanallar üzerinden, yüklendirilen bölgelerden disariya akabilmesi ile karakterize olur. Mikro kanallarin bu ince agi, belirleyici bir yüzey dokusunun güçlü sekilde izole edilen yaglama ceplerine karsi, yaglama maddesinin, sekillendirme prosesinde, bunun cihaz ve yassi çelik ürün arasinda temas haline geldigi toplam yüzey boyunca homojen olarak dagilimina imkan verir. Buna ek olarak, belirleyici temel yapi, gerekli durumlarda, ek olarak, bulusa göre yassi çelik ürün üzerine uygulanabilen organik veya metalik kaplamalara yönelik, akis- ve yapisma özelliklerini gü venceye alir. Bulusa göre bir yassi çelik ürününün bulusa göre yüzeyindeki pürüzlülük degeri (Ra), diger türlü, yüzey asiri düz olacagindan dolayi, 0,8 um'dan daha küçük olmamalidir. Bununla birlikte, pürüzlülük degeri (Ra), diger türlü yüzey asiri pürüzlü olacagindan dolayi, optime edilen sekillendirilebilme özelliklerini elde etmek üzere, 1,6 um'dan daha büyük olmamalidir. Bulusun avantajlarindan isletim güvenli sekilde istifade edebilmek üzere, 0,9 - 1,4 pm'luk pürüzlülük degerleri (Ra) öngörülebilir. Pik sayisi (RPc), bunun diger türlü Wsa degeri üzerinde negatif olarak etki etmesinden dolayi, cm basina 75'ten daha küçük olmamasi gerekir. Pik sayisinin en az 75 1/cm olarak belirlenmesi ile, bulusa göre bir yassi çelik ürününün Wsa degerinin, 0,40 um'un üzerine, özellikle 0,35 pm'un üzerine çikmamasi ve boyamanin, optimum bir boya parlakligi üretmesi güvence altina alinir. Daha yüksek pik sayilari, bulusa göre bir yassi çelik ürününün bulusa göre temin edilen yüzeyinin daha da iyilestirilen Wsa degerlerine yol açar. Bu sekilde, bulusa göre yassi çelik ürünlerinin Wsa degerleri, 0,30 pm'dan daha küçük sekilde elde edilmeye izin verirler. Bulusa göre temin edilen yüzeye yönelik pik sayisinin (RPc), cm basina en az 75 olarak belirlenmesi durumunda, maksimum 0,40 um'luk Wsa degerleri, isletim güvenli olarak elde edilir. Bulusa göre temin edilen yassi çelik ürünü-yüzeyine yönelik pik sayisinin (RPc), cm basina en az 80 olarak belirlenmesi durumunda, maksimum 0,35 pm'luk Wsa degerleri ayarlanir. 0,30 pm'dan daha az Wsa degerleri, son olarak, söz konusu pik sayisinin (RPc), cm basina 90'Iik minimum deger seklinde belirlenmesi vasitasiyla saglanabilir. Bulusa göre bir yassi çelik ürünü, zorunlu alasim elementleri olarak, C, Si, Mn, P, AI ve Ti'ni asagidaki ölçülerde ihtiva eder: Bulusa göre yassi çelik ürününün C içerigi, agirlikça % 0,0001 - 0,003 olur. C, çelik eriyigi içinde kaçinilmaz olarak ihtiva edilir, böylece, mevcut durumda, bulusa göre bir çelik içinde, en az, agirlikça % 0,0001'Iik C içerigi tespit edilebilir. Bununla birlikte, agirlikça % 0,003'ün üstündeki bir C içerigi, asiri güçlü karbon katilasma katkisindan dolayi, elde edilmeye çalisilan sekillendirilebilme yetenegini kötülestirir. Bu, C içeriginin, agirlikça % 0,002 veya daha aza indirilmesi ile güvenli olarak engellenebilir. Si, bulusa göre bir yassi çelik ürünü içinde, agirlikça % 0,001 - 0,025 içeriklerinde mevcuttur. Ayni zamanda Si da, kaçinilmaz olarak, çelik eriyigi içinde ihtiva edilir. Bununla birlikte, bulusa göre agirlikça % 0,025 sinirinin üstündeki Si miktari, çok kuvvetli bir katilasma katkisindan dolayi, sekillendirilebilme yetenegini kötülestirir. Si varliginin negatif etkilerini bertaraf etmeye yönelik olarak, bulusa göre bir yassi çelik ürününün Si içerigi, maksimum olarak, agirlikça % 0,015'e sinirlandirilabilir. Mn, bulusa göre bir yassi çelik ürünü içinde, agirlikça % 0,05 - 0,20 içeriklerinde mevcuttur. Bu aralikta uzanan Mn içerikleri, bulusa göre bir yassi çelik ürününün sekillendirilebilme yetenegine optimum sekilde katki yapar. Bulusa göre önceden belirlenen araligin disinda uzanan Mn içeriklerinde, karisim kristali katilasmasi nedeniyle çok düsük veya çok yüksek bir miktar meydana gelir. Bulusa göre yassi çelik ürünü içindeki Mn varliginin optimum etkisi, söz konusu Mn içeriginin, maksimum olarak, agirlikça % 0,15'e sinirlandirilmasi vasitasiyla güvenceye alinabilir. P, bulusa göre bir yassi çelik ürünü içinde, agirlikça % 0,001 - 0,015 içeriklerinde öngörülür. Ayni zamanda P da, kaçinilmaz olarak çelik eriyigi içinde ihtiva edilir ve karisim kristali katilasmasina katki yapar. Bununla birlikte, bulusa göre sinirin üstündeki bir P miktari, elde edilmeye çalisan sekillendirilebilme yetenegini kötülestirir ve elde edilmeye çalisilan boyanma verimi üzerinde negatif etkiler gösterir. Karisim kristali katilasmasi boyunca P*un varliginin pozitif etkisinden istifade etmeye ve ayni zamanda, negatif etkileri güvenli sekilde bertaraf etmeye yönelik olarak, P içerigi, maksimum olarak, agirlikça % 0,012'ye sinirlandirilabilir. AI, bulusa göre bir yassi çelik ürünü içinde, agirlikça % 0,02 - 0,055 içeriklerinde mevcuttur. AI, çelik üretimi esnasinda çelik eriyiginin dinlendirilmesine yönelik olarak hizmet eder ve bu nedenle, bulusa göre sinirlar içinde alasimlanmasi gerekir. Bununla birlikte, bulusa göre öngörülen Al içeriginin üst siniri üzerindeki bir Al miktari, elde edilmeye çalisilan sekillendirilebilme yetenegini kötülestirir. Bulusa göre bir yassi çelik ürünü alasimi içindeki Al'un pozitif etkisinden, söz konusu AI içeriginin, maksimum olarak, agirlikça % 0,03'e sinirlandirilmasi ile optimum olarak istifade edilebilir. Ti, bulusa göre bir yassi çelik ürünü içinde, agirlikça % 0,01 - 0,1 içeriklerinde mevcuttur. Ti, interstisyel alasim elementlerinin baglanmasina yönelik olarak hizmet eder ve böylece ayrisma katilasmasina katki yapar. Agirlikça % 0,01'den daha düsük bir Ti içeriginde, interstisyel alasim elementleri, kristal kafes içinde daha da çözünmüs olarak mevcut olur, bu da elde edilmeye çalisilan sekillendirilebilme yetenegi üzerine olumsuz olarak etki eder. Agirlikça % 0,1 üzerinde bulunan Ti içerigi sayesinde, söz konusu sekilllendirilebilme yetenegi ek olarak iyilestirilemez. Ti'un varliginin olumlu etkisi, Ti içeriginin agirlikça % 0,05 - 009 olmasi durumunda, yüksek güvenlige sahip sekilde istifade edilmeye imkan verir. Yukarida belirtilen sekilde, bulusa göre bir yassi çelik ürünü içinde her zaman mevcut alasim elementlerinin yani sira, belirli özellikleri elde etmek veya ayarlamak üzere, bulusa göre bir yassi çelik ürünü, istege bagli olarak, ek olarak asagidaki alasim elementlerini içerebilir: Cr, bulusa göre bir yassi çelik ürünün agirlikça % 0,001 - 0,05 içerikleri halinde ilave edilebilir, böylece, Cr'un bu tarz düsük içerikler halinde varligi, bulusa göre yassi çelik ürününün mekanik özellikleri, özellikle de bunun genlesme siniri ve çekme mukavemeti üzerinde pozitif olarak etki eder. Bununla birlikte, bulusa göre öngörülen araligin üzerindeki bir Cr miktari, elde edilmeye çalisilan sekillendirilebilme yetenegini kötülestirir. Buna benzer sekilde, V, ayni sekilde interstisyel alasim elementlerinin baglanmasina ve dolayisiyla bir ayrisma katilasmasina katkida bulunmaya yönelik olarak, istege bagli olarak, çelik eriyigine eklenerek alasimlanabilir. Buna yönelik olarak, V, bulusa göre yassi çelik Ürünü içinde, agirlikça % 0,005 içeriklerine kadar mevcut olabilir. Mo, istege bagli olarak, bulusa göre çelik ürünü içinde, karisim kristali katilasmasina yönelik olarak hizmet etmek üzere, agirlikça % 0,015,e kadar içerikler halinde mevcut olabilir. Bununla birlikte, bulusa göre sinirlar üstündeki bir M0 miktari, elde edilmeye çalisilan sekillendirilebilme yetenegini kötülestirir. Temel olarak, bulusa göre yassi çelik üründeki N içerigi, teknik olarak önlenemeyen bulasilara atfedilebilir. Bununla birlikte, N, agirlikça % 0,001 - 0,004 içeriklerinde, TiN olusumu nedeniyle, ek olarak bir ayrisma katilasmasina hizmet edebilir. N miktarinin agirlikça % 0,004'ten daha büyük olmasi durumunda, azotun, kristal kafes içinde çözünmüs olarak mevcut olmasi ve kötü bir derin çekmeli sekillendirilebilme kabiliyetine neden olan belrigin bir gerilme sinirina yol açmasi tehlikesi ortaya çikar. Bu nedenle, istege bagli olarak öngörülen N içerigi, elde edilmeye çalisilan sekillendirilebilme özelliklerini garantilemeye yönelik olarak, optimum sekilde, maksimum olarak agirlikça % 0,003'e sinirlandirilir. Bulusa göre bir çeligin ana bileseni olarak demir ve yukarida belirtilen alasim elementlerinin yani sira, bulusa göre yassi çelik ürünü içinde, teknik olarak önlenemeyen sekilde bulasilar mevcut olabilir. Buna yönelik olarak, B, Cu, Nb, Ni, Sb, Sn ve S sayilabilir, bunlarin toplamdaki miktari, maksimum olarak, agirlikça % 0,2,dir, burada, bu bulasilara yönelik olarak Nb, B veya Sb'nin mevcut olmasi durumunda, asagidaki özel ölçüler geçerlidir: Sb içerigi maksimum olarak, agirlikça % 0,001, Nb içerigi, maksimum olarak, agirlikça % 0,002 ve B içerigi maksimum olarak agirlikça % Bulusa göre temin edilen yassi çelik ürünleri, örnegin, bulusa göre üretim tarzi ve sekli sayesinde, isletim güvenli olarak üretilebilir. Buna yönelik olarak, bulusa göre bir yassi çelik ürününün üretilmesine yönelik bulusa göre yöntem, asagidaki çalisma adimlarini içerir: a) Ferritik mikro yapiya sahip, yukaridaki açiklamalara uygun sekilde, asagidaki bilesime (agirlikça % halinde) sahip bir çelikten yapilan, haddeli sertlestirilen, soguk haddelenen bir yassi çelik ürününün hazirlanmasi: geri kalan demir ve kaçinilmaz bulasilardir, burada, çelik, ek olarak, asagidaki istege bagli alasim elementlerini ihtiva edebilir: V: % 0,005'e kadar, Mo: % 0,015*e kadar, burada, kaçinilmaz bulasilara yönelik olarak B, Cu, Nb, Ni, Sb, Sn ve S sayilir, bunlarin miktari, toplam olarak, maksimum, agirlikça % 0,2'dir; b) bir tavlama firini içinden sürekli olarak bastan basa ilerlemeli sekilde gerçeklesen yassi çelik ürününün isil muamelesi, -10 °C ila -60 °C'lik bir yogusma noktasinda, hacimsel olarak % 1- 7 Hg'den ve geri kalan olarak Nz'den ve kaçinilmaz bulasilardan meydana gelen bir tavlama atmosferi altinda olur, burada, yassi çelik ürünü, yeniden kristallestirme tavlamasina yönelik - 750 - kadar isitilir, - burada, söz konusu tutma sicakligi (T1), 30 - 90 saniyelik bir süre (t1) boyunca tutulur, burada, yassi çelik ürünü, müteakip bir yaslandirma islemine yönelik - tutma sicakligi (T1) tarafindan, 2 - 100 °C/saniyelik bir sogutma hizi (CR1) ile, 400 - 600 "C'Iik bir yaslandirma sicakligina sogutulur, - soguma akabinde, bu yaslandirma sicakligi (T2), 30 - 400 saniyelik bir süre (t2) boyunca, 0,5 - 12 °C/saniyelik bir sogutma hizi (CR2) ile 250 - sogutulurve burada, yassi çelik ürünü, yaslandirma sicakligina (TS) sogutma akabinde, 1,5 - ile oda sicakligina sogutulur; c) yeniden kristallestirilen sekilde tavlanan yassi çelik ürününün, % 0,4 - 0,7'lik bir temperleme derecesi (D) ile, yassi çelik ürünü ile temas haline gelen çevresel yüzey alani, 1,0 - 2,5 um'luk aritmetik ortalama pürüzlülüge (Ra) ve en az 100 1/cm'lik bir pik sayisina (RPc) sahip bir temperleme-çalisma haddesinin uygulanmasi suretiyle temperlenerek haddelenmesi, burada, ortalama pürüzlülügü (Ra) ve pik sayisini (RPc) belirleyen, temperleme-çalisma haddesinin yüzeyinde olusturulan girintiler ve tepeler rasgele dagilmis olarak Bulusa göre yöntemin çalisma adimi b)'de, yassi çelik ürününün isil isleme yönelik olarak öngörülen ilgili kismi adimlari, bir konveyör firin içinde tamamlanir. Söz konusu isil islem prosesi, sürekli olarak bastan basa geçme seklinde tamamlanan tavlama seklinde gerçeklestirilir, bunun nedeni, bu sekilde, isil islemin bireysel kismi adimlarinin homojen sekilde birbirlerine eklenmesidir. Kesintisiz sekildeki ilerleyisten, yassi çelik ürününün mekanik özelliklerinin, bunun uzunlugu ve genisligi boyunca, açik sekilde daha düsük yayilimi meydana gelir. Bireysel kesitler, ürekli olarak ilerleyen isil isleme yönelik olarak pratikte öngörülen konveyör firin içinde, kendiliginden bilinen sekilde, örnegin bir DFF- (Direcht Fired Furnace), bir DFI-(Direct Flame Impingement) veya bir NOF-(Non Oxidizing Furnace) firini tarzina göre dogrudan veya örnegin bir RTF-(Radiant Tube Furnace) firini tarzina göre dolayli olarak isitilabilirler. Yassi çelik ürününün, yaslandirma sicakligina (T2) ve ayni zamanda, yassi çelik Ürününün son sogutmasinin, oda sicakligina sogutulmasi, geleneksel sekilde, gazin, örnegin N2, H2 veya bunlarin bir karisiminin üflenmesi vasitasiyla, suyun, buharin verilmesi vasitasiyla veya sogutma silindirlerine temas ile sogutma vasitasiyla icra edilebilir, burada, bu tedbirlerin her biri, ayni zamanda, diger sogutma tedbirlerinin birisi veya birçogu ile kombinasyon halinde de icra edilebilir. Yeni kristallestirme tavlamasina yönelik olarak, 750 - 860 °C`lik sicaklik araliginda uzanan bir tutma sicakligi (T1) öngörülür. 750 °C`nin altinda uzanan tavlama sicakliklarinda, yassi çelik ürününün mikro yapisinin tamamen yeniden kristallestirilmesi, mevcut noktadan itibaren güvenli sekilde elde edilemez. Buna karsin, 860 °C`den daha fazla sicakliklarda, kaba tane olusumu tehlikesi ortaya çikar. Bunlarin her ikisi de, sekillendirilebilme özellikleri üzerinde negatif olarak etki eder. Sicakligin (T1) 800 - 850 °C olmasi durumunda, yeniden kristallestirme tavlamasinin optimum sonuçlari elde edilir. Yassi çelik ürününün, yeniden kristallestirme tavlamasi esnasinda tutma sicakliginda (T1) tutuldugu süre (t1), bulusa göre üretilen yassi çelik ürününün optimum sekillendirilebilme özelliklerini güvenceye almak üzere, 30 - 90 saniye olur. t1`in 30 saniyeden daha az olmasi durumunda, mikro yapinin tamamen yeniden kristallesmesi, mevcut noktadan itibaren isletim güvenli olarak elde edilemeyecektir. 90 saniyeden daha uzun olan bir tutma süresinde (t1), ayni sekilde, kaba tane olusumu tehlikesi ortaya çikacaktir. Yassi çelik ürünü, tutma sicakliginda (T1) tutma akabinde, 2 - 100 °C/saniyelik bir sogutma hizi (CR1) ile yaslandirma sicakligina (T2) sogutulur. Bu kapsamda, sogutma hizi (CR1), optimum sekillendirilebilme özelliklerine sahip bir yassi çelik ürünü elde edilecek sekilde seçilir. Kaba tane olusumunu önlemeye yönelik olarak, 2 °C/saniyelik bir asgari sogutma hizi (CR1) gereklidir. Buna karsin, söz konusu sogutma hizinin (CR1) 100 °C/saniye üzerinde uzanmasi durumunda, çok ince taneler olusacaktir, bu da, ayni sekilde, elde edilmeye çalisilan iyi sekillendirilebilme kabiliyetine karsit sekilde duracaktir. Yaslandirma sicakligi (T2) en az 400 °C olur, bunun nedeni, bunun altinda uzanan sicakliklarda, baslangiç yaslandirma sicakligina (T2) sogutmaya yönelik olarak gerekli olan yüksek sogutma veriminin, bununla birlikte malzeme özelliklerinin, mevcut noktadan itibaren pozitif sekilde etkilenmemesidir. Buna karsin, baslangiç yaslandirma sicakliginin (T2) 600 °C'nin üstünde olmasi durumunda, yeniden kristallesme, yeterince uzun erimli olarak kesilmeyecek ve böylece kaba tane olusumu tehlikesi sicakligi (T2) ile, optimumlastirilmis sekillendirilebilme özellikleri elde edilebilir. Baslangiç yaslandirma sicakligindan itibaren, yassi çelik ürünü, 30 - 400 saniyelik bir süre boyunca bir yaslandirma islemine tabi tutulur, burada, bu, 0,5 - 12 °C/saniyelik bir sogutma hizi (CR2) ile, son yaslandirma sicakligina (T3) sogutulur. Söz konusu zamanin (t2) 30 saniyeden daha az olmasi durumunda, interstisyel alasim atomlarinin difüzyon yolu ile yassi çelik ürününün yeniden kristallestirilen mikro yapisi içinde homojen sekilde dagilabildigi bu süre çok kisa olacaktir. Bu da, sekillendirilebilme özellikleri üzerinde negatif olarak etki edecektir. 400 saniyeden daha uzun süren bir yaslandirma islemi, hiçbir ek pozitif etki üretmeyecektir. En az 0,5 °C/saniyelik bir sogutma hizi (CR2), bu yaslandirma islemini, pratige uygun bir süre içinde sonlandirmaya yönelik olarak ayarlanir. Buna karsin, 12 °C/saniyenin üstünde uzanan bir sogutma hizinin (CR2) ayarlanmasi durumunda, yaslandirma isleminin süresi (t2) çok kisa olacaktir. Bu durumda, interstisyel alasim elementlerinin difüzyonuna yönelik olarak çok az zaman kullanimda olacaktir, bundan dolayi da ayni sekilde, sekillendirilebilme özellikleri kötülesecektir. üstündeki son yaslandirma sicakligi (TS) durumunda, yassi çelik ürünü, son sogutmaya çok sicak olarak transfer edilecektir, bu da, bulusa göre yassi çelik ürününün yüzey kalitesi ve dolayisiyla boyanma özellikleri üzerinde negatif sekilde etkili olacaktir. Buna karsin, , hiçbir ek pozitif etkiye sahip olmayacaktir. Çalisma adiminin (b)) kismi çalisma adimlari, bir koruyucu gaz-tavlama atmosferi altinda icra edilir, bu, hacimsel olarak % 1- 7'lik bir hidrojen içerigine sahiptir ve ek olarak azottan ve teknik olarak önlenemeyen bulasilardan meydana gelir. Hacimsel olarak % 1,0'den daha az olan bir H2 miktari esnasinda, yassi çelik ürününün yüzeyi üzerinde oksit olusumu tehlikesi meydana gelecektir, bundan dolayi, bunun yüzey kalitesi ve dolayisiyla boyanma özellikleri kötülesecektir. Buna karsilik, tavlama atmosferinin, hacimsel olarak % 7,0'nin üstünde olan bir H2 içerigi, hiçbir ek pozitif etki getirmeyecek ve ayni zamanda isletim güvenligi açisindan da problemli olacaktir. Tavlama atmosferinin yogusma noktasi, bulusa göre, -10 °C ila -60 °C'de uzanir. Tavlama atmosferinin yogusma noktasinin -10 °C'nin üstünde bulunmasi durumunda, ayni sekilde, elde edilmeye çalisilan yüzeyler açisindan, yassi çelik ürününün yüzeyi üzerinde arzu edilmeyen oksit olusumu tehlikesi ortaya çikacaktir. -60 °C'nin altindaki bir yogusma noktasi, sadece büyük masraf ile, büyük teknik ölçekli olara gerçeklestirilebilir ve ayni zamanda, ek olarak hiçbir pozitif etkiye sahip olmaz. Tavlama atmosferinin yogusma noktasinin -15 °C ila -50 °C olmasi durumunda, optimum isletim kosullari elde edilir. Yassi çelik ürününün, yaslandirma isleminin sonlanmasi akabinde devreye sokulan sogutmasi, halihazirda açiklanan koruyucu gaz atmosferi altinda yürütülür. Bu kapsamda, 1,5 - öngörülür. Söz konusu sogutma hizi (CR3), ekonomik bir sekilde, yüzey düzgünlügünün oksit olusumu nedeniyle kötülesmesinin önlendigi sekilde seçilir, buna çok yavas bir sogutma ile ulasilabilir. Bulusa göre yöntemin çalisma adimi (0)), esas olarak, bulusa göre yassi çelik ürünlerinin, optimum boya parlakligina sahip bir boyanmaya yönelik olarak özellikle iyi sekilde uygunluguna yöneliktir. Bu özellikle uygunluk, yassi çelik ürünü yüzeyinin minimize edilen dalgaliligini temsil eden, maksimum 0,40 um'luk, tipik olarak, maksimum 0,35 umtluk, özellikle 0,30 um'dan daha küçük bir Wsa degeri vasitasiyla Yukarida tanimlanan temperleme derecesi (D), bulusa göre, isil islem (çalisma adimi b)) akabinde öngörülen temperleme haddelemesi (çalisma adimi 0)) esnasinda, % 0,4 - 0,7'de uzanir. % 0,4'ten daha düsük bir temperleme derecesinde (D), yassi çelik ürününün, optimum sekillendirilebilme özelliklerine yönelik olarak yetersiz bir deformasyonu elde edilecektir. Ayni zamanda, bu tarz düsük temperleme derecelerinde (D), bulusa göre önceden belirlenen, pürüzlülüge (Ra) ve pik sayisina (RPc) yönelik degerler elde edilemeyecektir. Bununla birlikte, % 0,7'den daha fazla bir temperleme derecesi (D) esnasinda, çelik seridinde çok yüksek bir katilasmanin olusturulmasi tehlikesi mevcut olacaktir, bu da ayri sekilde, sekillendirilebilme özellikleri üzerinde olumsuz olarak etki edecektir. Buna ek olarak, elde edilmeye çalisilan yüzey özellikleri açisindan, bulusa göre önceden belirlenen pürüzlülük araliginin disinda uzanan, % 0,7'den daha fazla temperleme dereceleri (D), bir pürüzlülüge (Ra) yol açabilecektir. Özellikle genis yassi çelik ürünlerinde, diger bir deyisle, tipik sekilde 1500 mm ve daha fazla bir genislige sahip yassi çelik ürünlerinde, bulusa göre önceden belirlenen yüzey yapisini yüksek isletim güvenligi ile üretmeye yönelik olarak, bu temperleme derecesi (D), en az % 0,5,e ayarlanabilir. Temperleme haddelemesinin (D) herhangi bir negatif etkisinin önlenmesinin gerektigi durumda, bu amaca yönelik olarak, temperleme derecesi (D), maksimum % 0,6`ya sinirlandirilabilir. Sonuncu olarak belirtilen, özellikle, bulusa göre bir yassi çelik ürününün bundan meydana geldigi çeligin alasim bilesenlerinin, her durumda, yukarida özellikle avantajli olarak vurgulanan araliklarda uzanan içeriklere sahip sekilde mevcut olmalari durumunda elde Bu baglamda, temperleme haddelemesi vasitasiyla, boyanma özellikleri açisindan optimize edilen bulusa göre ön kosullara uygun düsen yassi çelik ürününün yüzeyi içine bir yüzey yapisi islenerek damgalanir, yassi çelik ürününün ilgili yüzeyi üzerinde çalisan temperleme-çalisma haddesi, 1,0 - 2,5 um'luk bir pürüzlülük (Ra) ve cm basina um'dan daha küçük veya 2,5 um'dan daha büyük olmasi durumunda, yassi çelik ürünü üzerinde, bulusa göre Ra ve RPc degerleri, bulusa göre sinirlar içinde uygulanamaz. Bunun sonucu olarak, sekillendirilebilme- ve boyanma özellikleri kötülesecektir. Pratikte, yassi çelik ürünü üzerinde, bulusa göre gerekli pürüzlülük degerlerine (Ra) isletim güvenli sekilde ulasmayi güvenceye almaya yönelik olarak, temperleme-çalisma haddesinin pürüzlülügü (Ra) 1,2 - 2,3 um'a ayarlanabilir. Temperleme-çalisma haddesi yüzeyinin pik sayisi (RPc), cm basina en az 100 olur, burada, çalisma haddesinin, cm basina en az 110, özellikle 130'dan daha fazla pik sayilari gibi daha yüksek pik sayilari (RPc) özellikle avantajlidir. Temperleme- çalistirma haddesinin, yassi çelik ürünü ile temas haline gelen çevresel yüzey alani üzerinde cm basina öngörülmesi ile, yukarida açiklanan, bulusa göre ön kosullara karsilik gelen temperleme parametrelerinin uygulanmasi suretiyle, ihtiyaç duyulan pik sayisinin (RPc), sirasiyla, temperlenerek haddelenen yassi çelik ürünü üzerine aktarilmasi güvenceye alinir. Bu baglamda, ilgili yassi çelik ürününün yüzeyi üzerinde, tepelerin ve vadilerin rasgele dagilimina sahip bir yüzey yapisi meydana gelir, ayni zamanda, bu yüzey yapisi da, yassi çelik ürünü ile temas haline gelen temperleme-çalistirma haddesinin çevresel yüzey alani ile birlikte uygun sekilde rasgele olarak tasarlanir. Bulusa göre öngörülen yüzey yapisi, örnegin kendiliginden bilinen sekilde, temperleme haddelemesinin hedeflenen pürüzlendirilmesine yönelik olarak kurulan EDT teknigi (("EDT" = Electro Discharge Texturing) yardimi ile, baslik (-) veya darbe (+)- yöntemlerinde üretilebilir. Söz konusu yöntemin detayli bir açiklamasi, su tezde yer alir, Henning Meier, "Über die Aufrauhung von Walzenoberfl'achen mit Funkenentladungen", TU Braunschweig 1999, ShakerVerlag 1999. EDT teknigi, hadde yüzeyinin, kivilcim erozyonu vasitasiyla pürüzlendirilmesine dayanir. Bu amaca yönelik olarak, söz konusu temperleme-çalisma haddesi, içinde dielektrik bulunan bir tankta, elektrottan geçirilir. Kivilcim siçramasi vasitasiyla, hadde yüzeyinde küçük kraterler vurulur. Elektrodun anot (+) seklinde devreye sokulmasi durumunda (diger bir deyisle, akim, haddeden, elektroda dogru uzaklasarak akar), hadde üzerinde çok, homojen olmayan kraterler meydana gelir, bu da, daha yüksek bir pik sayisi ile eslik edilir. Tersine durumda (diger bir deyisle, elektrodun katot (-) seklinde devreye sokulmasi durumunda), belirtilen akim, haddeye dogru akar. Bunun sonuçlari, düz kraterlerdir. EDT tekniginin baslik (-) varyasyonu, elektrodun haddeye yeterince yakin oldugu anda meydana gelen bir kapasitör desarjina dayanir. Söz konusu baslik yöntemi, çalisma haddeleri üzerinde rasgele bir doku üretir, bunun nedeni, kapasitör kapasitesinin farkli güçlerde salinmasi (% 30 ve % 100 arasinda) ve dolayisiyla, haddeleme malzemesi içinde farkli büyüklükte deliklerin ateslenmesidir. EDT tekniginin darbe (+) varyasyonu, tekstüre edilecek hadde üzerine her zaman esit enerji miktarinin uygulanmasi prensibini temel alir. Bu sayede, daha büyük düzenlilige sahip rasgele bir yüzey dokusu olusur, bununla birlikte, bu, bulusa göre amaçlara yönelik olarak, girintilerin ve tepelerin yeterince rasgele sekilde dagilimini temin eder. Bu pürüzlendirmeyi müteakiben, bulusa göre çalisma haddesi, istege bagli olarak bir müteakip islemi tecrübe edebilir. Burada, yüzey yapisinin güçlü sekilde öne çikan pikleri, yassi çelik ürünü yüzeyinin, kirilan pikler vasitasiyla kirletilmesini azaltmak üzere, asindirilir. Müteakip islem, hassas bitirme islemi seklinde icra edilebilir. Bu kapsamda, bu, pürüz derinliginin ortalama degerinden disari çikan piklerin kesilip çikarilmasi veya bunlarin sayisinin asgariye düsürülmesi kasti ile yapilan bir ince islemedir. Hassas bitirme yönteminin pratik olarak uygulanmasinin imkanlari, örnegin vasitasiyla, pik sayisi, ihmal edilebilir sekilde az olarak degisir. Bununla birlikte, yüzey homojenlestirilir ve temas yüzeyi yükseltilir. Bu, negatif bir Rsk degerine yansir (= pürüzlülük dagiliminin çarpikligi). Yüksek Rsk degerlerinde, pürüzlülük, buna uygun olarak, homojen olmayan sekilde dagilir, buna karsin, düsük veya negatif Rsk degerleri, çok homojen bir pürüzlülük dagilimi ile eslik edilir. Son olarak, temperleme-çalisma haddeleri, asinma direncini optimize etmek üzere, kullanimlarindan önce, bilinen bir sekilde sert kromlanabilir. Operasyonel bakis açisindan hareketle, bulusa göre yöntemin çalisma adimlarinin (b) ve 0)) kesintisiz bir sekilde sürekli bir isleyis halinde tamamlanmasi avantajlidir. Buna yönelik olarak, isil islem düzenegi (çalisma adimi b)) ve çalisma adimina (0)) yönelik olarak gereksinim duyulan temperleme haddesi teçhizati, bir sira halinde kurulurlar. Temperleme haddelemesine göre, çalisma adimi (b)) akabindeki çalisma adimina (0)) göre sogutulan ve isil islem düzeneginden disariya çikan yassi çelik ürünü, bunun akabinde, tekli bir temperleme çubugunda uygulanir.. Buna karsin, temperleme haddelemesinin off-line sekilde, diger bir deyisle isil islemin yürümesinden bagimsiz sekilde uygulanmasinin gerekmesi durumunda, ayni zamanda, birden fazla temperleme haddesi çubuklari da düzenlenebilir, burada, ayni zamanda burada da, optimum sonuçlarin, söz konusu off-line temperleme haddelemesinin sadece bir çubuk içinde tamamlanmasi durumunda elde edildigi görülür. Temperleme aracinin (islak temperleme) istege bagli olarak kullanilmasi, temperleme haddelemesi esnasinda, bir temizleme- veya yaglama çalismasi açisindan avantajlara sahip olabilir. Buna karsin, kuru temperleme, yassi çelik ürününün hiçbir kullanim araci ile temas haline gelmemesi ve bunun sonucu olarak, ayni zamanda, yassi çelik ürününün müteakiben depolanmasi veya ileri islenmesi esnasinda bir korozyon olusumu riskinin de minimize edilmesi avantajlarina sahip olabilir. Bulusa göre yöntemin uygulanmasi sayesinde, yukarida belirtilen bulusa göre mekanik malzeme özelliklerine sahip olan, ayni zamanda, komple serit genisligi boyunca bulusa göre yüzey yapisina sahip olan (tamamen temperlenmis sekilde) bir yassi çelik ürününün üretilmesi mümkündür. Bulusa göre ön kosullara uygun düsen pürüzlülük degeri (Ra) ve pik sayilari (RPc) ile karakterize edilen, bulusa göre yüzey dokusu sayesinde, bulusa göre olmayan yüzey dokusuna sahip bri benzeri ürüne karsi önemli oranda daha iyi bir boya parlakligi üretilebilir. Bu, asagida, düzenleme örneklerinin yardimi ile daha detayli olarak açiklanacaktir. Sekil 1 Bulusa göre bir yassi çelik ürünününden olusturulan bir otomobil- karoseri yapi parçasinin boyali bir yüzeyinin bir kesitini; Sekil 2 Bulusa göre olmayan bir yassi çelik ürününden olusturulan bir otomobil- karoseri yapi parçasinin boyali bir yüzeyinin bir kesitini; Sekil 3 Bulusa göre bir isil islemin (çalisma adimi b)) sematik olarak ilerleyisini gösterir. Soguk haddelenen, haddeli sertlestirilen yassi çelik ürünler, çelik seritleri (B1 - B12) formunda, Tablo 1'de belirtilen bilesime sahip çeliklerden (S1 - 86) üretilirler. Söz konusu yassi çelik ürünleri, çesitli boyutlar halinde, sürekli olarak çalisan, RTF yapi tarzindaki bir isil islem firini içinde isil muamele görür, akabinde, oda sicakligina sogutulur ve müteakiben, sirali sekilde temperlenerek haddelenir. Söz konusu isil islem, yeniden kristallestirme tavlamasi içerir, burada, çelik seritleri (B1 - B12), bunlarin böylece 60 saniyelik bir tutma süresi (T1) boyunca tutulduklari 835 °C ± 15 °C'lik bir tutma sicakligina (T1) isitilir. Çelik seritleri (B1- B12), yeniden kristallestirme tavlamasi akabinde, bir yaslandirma islemine tabi tutulurlar. Bu amaca yönelik olarak, bunlar, 8,5 °C/saniyelik bir sogutma hizi (CR1) ile, tutma sicakligindan (T1), 530 ± 15 °C olan bir baslangiç yaslandirma sicakligina (T2) sogutulur. Buradan hareketle, çelik seritleri (B1 - B12), akabinde, her biri 302 saniyelik bir yaslandirma süresi (t2) boyunca, 280 ± 15 °C olan bir son yaslandirma sicakligina (T3) sogutulur. Bununla çelik seritlerinin (B1 - 812), baslangiç yaslandirma sicakligindan (T2), son yaslandirma sicakligina (T3) sogutulduklari sogutma hizi (CR2), 0,82 °C/saniye olur. Toplam isil islem esnasinda, çelik seritleri (B1 - B12), hacimsel olarak % 4 Hz'den ve geri kalani olarak Ng'den ve kaçinilmaz bulasilardan meydana gelen bir tavlama atmosferi altinda tutulurlar. Bunun yogusma noktasi, -45 "C ± 2 °C'ye ayarlanir. Çelik seritleri (B1 - B12), yaslandirma isleminin sonlanmasi akabinde ve konveyör firindan disariya çikma öncesinde, ile henüz koruyucu gaz atmosferi altinda, oda sicakliginda sogutulurlar ve sürekli olarak ilerletilen isleyiste, destek haddeleri ve temperleme-çalisma haddeleri ile temperleme haddelemesine yönelik olarak öngörülen dörtlü-hadde donanimi içine yönlendirilir. Temperleme haddesi donaniminin temperleme-çalisma haddeleri, mevcut durumda, baslik (-) modunda, EDT teknolojisi yardimi ile pürüzlendirilir ve kendiliginden bilinen sekilde, sert kromlamaya tabi tutulur. Tüm temperleme haddesi deneyleri, bir temperleme ajaninin kullanimi olmadan icra edilir (kuru temperleme). Temperleme haddelemesinin parametreleri (temperleme derecesi (D). çelik seritleri (B1 - 812) ile her durumda temas haline gelen temperleme-çalisma haddelerinin çevresel yüzey alaninin pürüzlülügü (Ra)_W ve pik sayisi (RPc-W)) ve ayni zamanda, çelik seritlerine (Bi - B12) yönelik olarak tespit edilen genislik (b) , kalinlilk (d), genlesme siniri (Rp0,2) çekme mukavemeti (Rm), genlesme (A80) ve n degeri, Tablo 2'de verilir. Söz konusu mekanik özellikler, gerçekte statik çekme deneyinde, DIN 6892"ye göre, hadde yönüne uzunlamasina numune konumu ile tespit edilir. Ayni sekilde, Tablo 2'de, çelik seritlerinin (B1 - B12) yüzeylerine yönelik olarak tespit edilen pürüzlülük (Ra) ve pik sayisi (RPC) kaydedilir. Aritmetik ortalama pürüzlülükler (Ra, Ra_W) ve pik sayisi (RPc, RPC_W), her zaman, çelik-demir test levhasi (SEP) 1940'e göre, ISO 3274'e göre elektrikli bir yüzey profil cihazi yardimi ile ölçülür. Çelik seritlerinin (B1 ve 89) özellikleri, daha yüksek pik sayilari (RPC) sayesinde, daha iyi Wsa degerlerine ulasilacagini gösterir. Bulusa göre olmayan çelik seritleri (811 ve 812), bulusun basarisina yönelik olarak, temperleme derecesinin ne anlama geldigini kapsar. Ek olarak, çelik seritlerinin (B1 - B12) yüzeylerine yönelik olarak Wsa degerleri belirlenir. Bu sonuçlar, ayni sekilde tablo 2'te kaydedilmistir. Bunlar, bulusa göre düzenleme örneklerinin, < 0,40 um olan bir Wsa degeri ürettigini ve böylece, özellikle iyi bir boya parlakligina yönelik olarak optimum ön kosullari sunduklarini tasdik eder. Dalgalilik karakteristik degerinin (Wsa) ölçümü, Marciniak-derinlik deneyinde % 5 plastik genlesmeye maruz kalan bir çelik numunesi üzerinde ölçülen, çelik-demir test levhasi (SEP) 1941'e göre gerçeklestirilir. Sekil 1 ve sekil 2, bunu, bir, bulusa göre olan ve bir, bulusa göre olmayan yassi çelik ürününden, sekillendirilme ve boyanma vasitasiyla üretilen yapi parçalarinin bir karsilastirmasi yardimi ile gösterir. Bulusa göre talepleri yerine getirmeyen çelik seridinden (BS) üretilen, sekil 2'de gösterilen, bulusa göre olmayan düzenleme örnegi, boyanma akabinde, bulusa göre çelik seridinden (B1) yapilan, sekil 1'de gösterilen örnege göre önemli ölçüde daha kötü bir boya parlakligini gösterir. TR TR TR TR TR TR