Bu hafta sonu eşimin şehir dışında bir planı vardı. Hafta sonumu geçirmek için bir yerlere kapağı atmak istiyordum.Çünkü yalnız kalmak istemiyordu canım. Ama nereye gidecektim ?
Bir sürü planlar geçti kafamdan. Alternatifler peşi sıra önümden geldi geçti.
*Bir yandan yeğenim bebişleriyle fotoğraflar atıp duruyordu watsaptan. Allahım şu bebişleri de ne özlüyorum deyip deyip iç geçiriyordum.
*Diğer yandan yeğenlerim ve ablamlarla yazlıkta vakit geçirmek istiyordum ama işte bu hafta sonu eşim olmadığı için yine onları davet edemeyecektim.
*Başka bir yandan da İzmir cayır cayır yanarken yazlık gözümde tütüyordu. Buz gibi balkonunda şükür dakikaları istiyordu canım bi fena...
Derken dün misafirleri gelecek oldu eşimin. Yazlığa gidelim demişler. Kalktık gittik. Bebişleri gözümde tüten yeğenim de hafta sonunu annesinde geçirmek üzere ablamlara geliyormuş.
Eşim bu sabah beni ablamlara bıraktı sabah işe dönerken. Ablamlara yeğenim ve bebişleri gelecek ve yarın hep birlikte yazlığa geçiyoruz inşaallah. Fikir eşimden çıktığı için peki dedim ben de.
Böylece üç dileğim de aynı anda gerçekleşmiş oldu şükür.
Yani bu yazıda yazar neyi anlatmayı murad etmiş?
Senin yaptığın planlar çok da şey değil. Çok kasma o kadar. Sakince tevekkül edersen Mevla sana tüm isteklerini öyle güzel bir ortaya karışık yapar önüne koyar ki hayran kalırsın yeniden sevgilinin işine :)
Biri 4 yaşında biri 9 aylık iki minnakla bi hafta sonu beni bekler şimdi inşaallah :)
Güzel hafta sonlarınız olsun ahali!
Fotoğraf, Beyşehir/ Konya
günlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
günlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Temmuz 2019 Cuma
15 Ocak 2019 Salı
Samimiyet mevzusu...
Şu yaşa kadar pek çok zorlukları aştım. Tabi sadece kendi gücümle değildi bu. Sevgili yaradanın izniyle oldu hepsi. İyi tamam pek güzel. Ama aşamadığım bir etap var ki fena bir muamma... Ne mi o ? Şöyle...
Yaş 40 a geldi dayandı söylemesi ayıp. Ama halen insan ilişkilerimde "samimiyet"konusuna feci takık vaziyetteyim.İstiyorum ki ben nasıl şeffafsam karşımdaki de öyle olsun her daim.(Olacak ! O kedi buraya gelecek ! ayarında bi inat :)) Bu konuda en ufak bir menfi duruş ya da suistimal görmeyeyim. Anında bitiyor o ilişki. Yani benim için bir ilişki devam edecekse herkes taşın altına benim kadar rahat koymalı elini. Eşim kişisiyle de çok konuşuyoruz. Diyor ki adam : "Yav mübarek! Kabul et artık bu dünya bu kadar ! İnsanlar bu kadar ! Herkesi kendi samimiyet kriterlerine göre değerlendirip, olmadı iki gün sonra da ipini çekme! Yapma bak çiçeeem ! Kendine de yazık ediyorsun etrafındakilere de..." Dibine kadar haklı. (Tabi o an hemencik kabul ediyormuş gibi görünmüyorum da.) Ama gelin görün ki bu konuda kendimde bi güncelleme yapmak mümkün olmuyor.
Samimiyeti o kadar kutsadım ki artık, yeni tanıştığım kişilerde ilk cümleleri bile fazlasıyla önemser oldum. Acaba genel geçer kalıpları mı kullanıyor, kendinden orjinallik katıyor mu ? Bunlara bakar oldum. Sanki ilk görüşmede anında orta oyunu yapacaklar sana Bilge ! ( Adımı söylemiş miydim? Evet bu avcı kişisinin ismi Bilge )
Neyse çok da uzatmayayım. Yağmurlu bir İzmir sabahı yazılan bu yazının kamuya hizmet eden kısmı şudur ki : Siz böyle olmayın ey sevgili ahali ! Bazılarını da samimiyetsiz kabul ediverin. Ne demiş tasavvuf büyüklerinden İbrahim en- Nehai (rh.a) : "Kardeşin bir günah işlediği zaman hemen ilişkini kesip onu terk etme. O bugün bir kusur işler yarın onu terk eder." Günah konusunda bile cevaz varken samimiyet mevzusundan fırtına koparmak da ne ola ? Dimi... Yani dostlar eksikleriyle de kabul edilebilmeli esasen. Hadi bana da sağlam bi dua ediverin şimdi. 40 lı yaşlarda bu konuda ilahi bi güncelleme gelsin şu bünyeye.Geç olsun güç olmasın :)
Huzurlu günler olsun hepiciğimize ;)
13 Ocak 2019 Pazar
Anne özdeyişleri
Bir tanıdığım annesinin kendisine şöyle dediğini söylemişti :
"Kızım yeni tanıştığın insanlara yüzde yüz kıredi veriyorsun. Onlar da kolayca kıredi alabildikleri için zaman içinde kıredilerini tüketip gidiyorlar. Oysa onun kıredisini kendisinin kazanmasına izin versen, kazandığı kıredinin kımetini dolayısıyla senin de kıymetini daha iyi bilecek belki de."
Bir diğer annenin de şöyle dediğini öğrendim demin :
"Sevdiğin insanlara karşı zor olmamak için öyle basitleşiyorsun ki sana değer vermeye gerek duymuyorlar."
Bu anne denen kişiler her durumda her haltı bilmek zorunda mı ? Rabbin verdiği bir tasarım güncellemesi olsa gerek. Sıradan bir kadın anne olunca hem psikolog hem doktor hem aşçı bir sürü işi aynı anda icra edebiliyor maşallah. Ben gibi anne olmayanlar ise az biraz Leyla modunda işte böyle :)
Neysem bi günaydın diyeyim. Anneler cann cannn ! ;)
Etiketler:
anne,
arkadaşlık,
blog,
blogger,
gündelik yazılar,
günlük,
psikoloji,
yazmak
9 Ocak 2019 Çarşamba
Düne dair...
Buraya okunmadığını bile bile yazmak da güzelmiş meğer. Tazekahve' yi yazmaya başladığım ilk dönemler geldi aklıma. O zaman daha bir sevinçle yazıyordum gerçi ama şimdi de bir başka güzel. Dinginlik veriyor ruhuma. Günden güne alışıyorum. Özlemişim...
#
Dün bütün gün minimalizm üzerine konuşmalar dinleyip akşamına da arkadaşlarla "kanaat" üzerine laflamak... Tesadüf müydü bu? Hiç bir şeyin olmadığı gibi hayır tabi ki.
#
İnsan ilişkileri konusunda çok kötüyüm. Dün daha iyi anladım. Sürekli tekrar eden şeylerden dersler çıkarmıyorum. Dersler ve ödevler konusunda ne zaman iyi oldum ki zaten. Bu da böyle...
#
2019' la ilgili meşhuur, kutsaal ve de olmazsa olmaaz "yapılacaklar" listesini dün ben de hazırladım. Aman daa... Uzun vadeli planları her ne kadar sevmesem de niyete akıllı uslu şeyler alıp yol hayali kurmak da güzelmiş. Hadi Bismillah...
#
Dün gece Özden'e üçüncü kez " Sen evlisin değil mi? " diye sordum. Özden arkadaş gurubumdan çok tatlı bir genç bayan. Gözlerinin içi gülüyor her baktığımda. Onu annesini kaybettiği günün ertesi gününde tanımıştım. Hüzünlü buruk ama cıvıl cıvıl bakan aynı gözler... Evet dedi Özden. Daha önceki buluşmalarda da bir kaç kez onunla ilgili sorular sormuştum kendisine. Cevaplamıştı. Evliydi iki çocuğu vardı. Ama her buluşmada bunları yeniden soruyordum. Onun yerine ben olsam bıkardım benden. Ama her seferinde cıvıl cıvıl bakan gözlerle cevapladı sorularımı. "Biliyorum Özden, evlisin ve iki bebeğin var değil mi?" Kafasını salladı ve teşekkür etti. Neden teşekkür etti ki. Ben etmeliydim halbuki ona. Bu kadar sıcak bakışları olduğu için. Ahh... böyle insanları seviyorum.
#
Bütün insanları katışıksız seviyorum. Sorun şu ki sevdiğimi belli ediyorum. Söylüyorum. Artık bunu pek yapmayacağım sanırım. Onlara sorular sorarım sadece belki artık. Özden'e sorduğum gibi.
#
Seni de seviyorum hayat. Klişe bir labirent ya da eğlenceli bir algoritma macerası... Sen her neysen. Güzelsin, nefes almaya ve vermeye değersin... 🍃
#
Dün bütün gün minimalizm üzerine konuşmalar dinleyip akşamına da arkadaşlarla "kanaat" üzerine laflamak... Tesadüf müydü bu? Hiç bir şeyin olmadığı gibi hayır tabi ki.
#
İnsan ilişkileri konusunda çok kötüyüm. Dün daha iyi anladım. Sürekli tekrar eden şeylerden dersler çıkarmıyorum. Dersler ve ödevler konusunda ne zaman iyi oldum ki zaten. Bu da böyle...
#
2019' la ilgili meşhuur, kutsaal ve de olmazsa olmaaz "yapılacaklar" listesini dün ben de hazırladım. Aman daa... Uzun vadeli planları her ne kadar sevmesem de niyete akıllı uslu şeyler alıp yol hayali kurmak da güzelmiş. Hadi Bismillah...
#
Dün gece Özden'e üçüncü kez " Sen evlisin değil mi? " diye sordum. Özden arkadaş gurubumdan çok tatlı bir genç bayan. Gözlerinin içi gülüyor her baktığımda. Onu annesini kaybettiği günün ertesi gününde tanımıştım. Hüzünlü buruk ama cıvıl cıvıl bakan aynı gözler... Evet dedi Özden. Daha önceki buluşmalarda da bir kaç kez onunla ilgili sorular sormuştum kendisine. Cevaplamıştı. Evliydi iki çocuğu vardı. Ama her buluşmada bunları yeniden soruyordum. Onun yerine ben olsam bıkardım benden. Ama her seferinde cıvıl cıvıl bakan gözlerle cevapladı sorularımı. "Biliyorum Özden, evlisin ve iki bebeğin var değil mi?" Kafasını salladı ve teşekkür etti. Neden teşekkür etti ki. Ben etmeliydim halbuki ona. Bu kadar sıcak bakışları olduğu için. Ahh... böyle insanları seviyorum.
#
Bütün insanları katışıksız seviyorum. Sorun şu ki sevdiğimi belli ediyorum. Söylüyorum. Artık bunu pek yapmayacağım sanırım. Onlara sorular sorarım sadece belki artık. Özden'e sorduğum gibi.
#
Seni de seviyorum hayat. Klişe bir labirent ya da eğlenceli bir algoritma macerası... Sen her neysen. Güzelsin, nefes almaya ve vermeye değersin... 🍃
Kaydol:
Yorumlar (Atom)