Geldim bak...
Bahar gibi deyip tatlıya bağlayalım olur mu?
Anlatsam yaşadım derim ancak,o kadar...
Bazen öyle dağılır ki ev tutar hepsini bi dolaba tıkarsın,vaktin olunca ayıklamak üzere...
Bende öyle yaşayorum sonbahardan bu yana,
sanki acele etmesem kaçıracakmışım gibi,tıka basa dolu dolu,sonra oturup tekrar yad edilesi...
Sonra;ne çok isterdim komşun olsun bilirsin;
oldu iki tane,ne iyiler bilsen...
Hep birbirimizi tanıyormuşuz hissiyatıyla!
Hala aynı şarkıları dinliyorum,
ve hala şarkılar söyleyerek mutfağı dağıtıyorum,sık sık poğaça,kek,börek yapıyorum,küçük oğlan hala tatlıcı,kekçi...
Büyüyünce ne olacaksın diye sordun dün akşam,
baba dedi.
Ne iş yapacaksın diye sordum,
Kek
Pastane gibi bir şey mi?
Hayır
Mamaları,bezleri nasıl alacaksın?
Küçük kalıcam ben dedi...
Zaman...
Ben bu kış çok büyüdüm,iyi niyetimi hala muhafaza ediyor olmamın yanı sıra,
o iyi niyetimin altından beni iğnelemeye çalışanların duygularını cümleleri nasıl ele veriyor anlıyorum...
Kimsenin adına yaşayamam ki ben,
kaldı ki herkes birbirinden farklı iken,
ben farklıyım diye diye üste çıkmak yerine kim varsa yanımda o farklılığı birlikte yaşarız zaten...
Dedim ya ben büyüdüm bu kış...
Eskisi gibi olamamayı anladım,pişmanlıklar,özürler karşı taraf utanıyormuş affedince gördüm...
Alçak gönüllülükte alçaklık yokmuş,kendini bilmek,O'na döndürüleceğini bilmek yetiyor insana!
Ah bu yuva...
Hamdolsun verene,biri iki,ikiyi dört edene...
O'na,
şu hayatta var edildiğime,
bu güzelliklere layık görüldüğüme,
iyiliklerimin kaydedildiği bir defter ile gönderilmişliğime,inceliklerine şükürler olsun...